Yaşayan Rönesans PRAG

Çekoslovakya’nın başkenti PRAG’da her yer kültür ve sanat eserleriyle dolu.Kültür gezisi denildiğinde ilk akla gelen yerlerden biri Prag’dır. Prag’ı mutlaka görmek gerek.Prag eski ve yeni şehir olmak üzere iki kısımdan oluşuyor. Old Town Square (Eski Şehir Meydanı) şehrin merkezi ve en çok turist burada var. Çoğunluğu Rönesans devrinden kalma binaların tümü heykellerle süslü.

Vitava nehrinin ikiye böldüğü Prag’da sokak etkinlikleri insanı şaşırtıyor. Vitava nehrinin üzerindeki Charles Köprüsü sadece yayalara açık. Köprünün üstünde sanatçılar yaptıkları resim ve diğer el sanatlarını hem sergiliyor, hem satıyorlar. Kendi resmimizi ve karikatürümüzü de yaptırabiliyoruz. Köprünün iki tarafında adım başı heykeller var. Vitava Köprüsünün doğu tarafından Prag Kalesi ve St. Vitüs Katedraline gidiliyor. Katedralin içi ikon ve heykellerle dolu. Resim çekmekte zorlanıyoruz. Vitava Nehrinde yapmak için küçük ve şirin tekneler var. Kenti nehir gezintisi yaparak dolaşmak mümkün.Vitava Nehrinin batı yakasında Astrolojik Saat Kulesi her saat başı turistleri meydana topluyor. Her saat başı kulenin üç penceresi açılıyor ve kuklalar dışarı çıkıp dönüyorlar. Bir pencerede de bir horoz görünüyor ve o da ötüp içeri giriyor. Geçidin sonunda kuklalar pencereden içeri giriyor ve pencereler kapanıyor. Kalabalık dağılıyor. Bu işlem 24 saat her saat başı tekrar ediliyormuş. Bir de meydanda meridyenin geçtiği nokta belirtilmiş. Turistler bu noktanın üzerinde resim çektiriyorlar.

Meydanın etrafında lüks kafeler yapılmış. Bu kafeler hıncahınç turist dolu. Prag’da bu kafelerden birinde yediğim dondurmanın lezzetini hiç unutamıyorum.Wencester Meydanının hemen yanında yer alan şehir müzesi görülmeye değer. Cadde boyunca ünlü mağazalar sıralanmış. Havelska Sokağında her zaman açık pazar kuruluyor. Bu pazarda kuklalar, cadı kuklaları, tahtadan el yapımı oyuncaklar, çikolatalar, hatıralık eşyalar ve özel bir teknikle yapılmış Prag resimleri satılıyor. Her tarafta kristal eşya satan şık mağazalar var. Prag’da muazzam bir mimari uyum görülüyor. Rönesans döneminden kalma binaları başımız yukarıda, ağzımız açık, bir sergi gezer gibi dolaşıyoruz. Yeni yapılan binaların hepsi bu mimarı bütünlüğe uyacak şekilde inşa edilmiş.Prag’da sokak etkinlikleri çok fazla demiştik. Yolda yürürken karşımıza enteresan kıyafetler giymiş caz ve klasik müzik yapan çeşitli müzik toplulukları çıkıyor. Önlerin koydukları şapkalarına herkes gibi biz de para atıyoruz.

Dilenciler ise secdeye kapanır gibi yatarak dileniyorlar.Prag’da cam ve demir objeler yapıp satan pek çok ustaya rastlıyoruz.Eski şehir meydanı civarındaki şirin apart otellerde fiyatlar lüks otellere göre daha uygun. Aynı yerdeki restoran ve kafeler daima turistlerle dolu. Büfelerde sandviç ve bira satılıyor. Prag, aynı zamanda Avrupa’nın en çok bira tüketilen kenti. Buradan Viyana’ya gitmek üzere hareket ediyoruz. Görüşmek üzere.

 

Benzer Yazılar

Egenin İncisi ÇEŞME İzmir ilimizin batı ucunda ve Karaburun Yarımadasında yer alan Çeşme, doğal güzellikleri, plajları, bembeyaz taş evleri ve modern konaklam...
FAS-AFRİKA’NIN GÖKKUŞAĞI (3.Gün) RABAT-TANCA (16 ŞUBAT Perşembe) Sabah 6.47 treni ile Tanca’ya gideceğimizden 5.30 da uyandık. Rabat’ta Hotel Capitol’de ge&cc...
Cumalıkızık Bir Osmanlı Köyü Cumalıkızık köyü tarihi ve doğayı birarada yaşamak isteyenlerin şimdiye kadar neden gelip görmedim diyeceği cennetten bir köşe. Bu...
El Jem Kuzey Afrika’nın En Büyük Amfiteatrı ... 15 Şubat2014 Cuma (5.Gün) Romalıların varlığını gerçekten görmek istiyorsak güneye doğru gitmeliyiz. Uzaktan karşınızda El Jem'in üzerinde yükselen...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir