UÇMAKDERE Tekirdağ’da Bir Rüya Köy

Tekirdağ’ın Şarköy ilçesine bağlı eski bir Rum köyü olan Uçmakdere Marmara Denizinin kıyısında ve Işıklar Dağı’nın eteklerindedir. İstanbul’a 200km uzaklığındadır.

1924 yılında Yunanistan ile yapılan mübadelede Rumlar Yunanistan’a gitmiş, şimdiki sakinleri de Selanik’ten göç etmişlerdir. Bugün köydeki 80 hanede 200 kişi civarında çoğu yaşlı insan yaşamaktadır.

Rumlar zamanında bağlarda yetişen üzümlerden yapılan şaraplar Fransa ve Amerika’ya satılırmış. Sahilde bulunan iskelede gümrük bile varmış. O zamanlar ipekçilik te çok gelişmiş haldeymiş.  Bursa’lı tüccarlar gelip buradan alışveriş ederlermiş.  20 yıl önce süne böceğine karşı kimyasal mücadele başlayınca ipekçilik kalmamış; dut ağaçları sökülmüş ve köylüler tütüncülüğe yönelmiş.

Köy halkı halen tütüncülük ve bağcılıkla geçiniyorlar. Uçmakdere’nin ahşap kaplama evleri kendine özgü mimarileri ile insanı tarihe götürüyor. Eski Rum evlerinin duvarları dizi dizi iplerde kurutulan tütünlerle süslü. Köy kahvesinde çeşitli bitkisel çayları içebiliyoruz. Kekiklisinden ıhlamurlusuna kadar. Köy papazının kızı için yaptırdığı ayazma görülecek yerlerden. Anıt ağacın altındaki kitabeyi de unutmadan görmek lazım. 500 yıllık ağaçlar arasında yürüyoruz. Kirazlı Deresinde anıt çınar ve fındık bahçeleri ile karşılaşıyoruz.

Köy evlerinin balkonları sardunya çiçekleri, kurutulmaya bırakılmış patlıcan, biber ve domates dizileri ile süslenmiş.

Yaz aylarında Çınaraltı sahilini denize gelenler dolduruyor. Burada 6 Mayısta Hıdrellez Şenlikleri düzenleniyormuş.  Uçmakdere eylül ayında sonbaharın tüm renkleri ile bir başka güzel. Çınaraltı sahili bu mevsimde yavaş yavaş sessizliğe bürünüyor. Köylüler ise bağbozumu ile uğraşmaya başlıyor.

Uçmakdere yamaç paraşütü için ideal bir yer. Nişantepe 625metre yüksekliğinde bir tepe olup yamaç paraşütüne çok uygun. Buradan çeşitli yönlerden esen rüzgarlarla havalanan paraşütçüler Ayvasıl kumsalına iniyorlar.

Eski bir Rum köyü olan Uçmakdere İstanbul’a yakınlığı ile hafta sonları gidilebilecek yerlerin başında geliyor. Ayvası, çiçek balı, cevizi, bademi çok bol.

Akşamüzeri yanımızda götürdüğümüz bidonları iyi su ile doldurarak; unutamayacağımız rüya gibi bir gün geçirmiş olmanın mutluluğu ile ve seneye tekrar gelmeyi umut ederek yola koyuluyoruz.

Ulaşım: İstanbul istikametinden(D100) Avcılar, B.Çekmece, Selimpaşa, Silivri, Kınalı, Tekirdağ’ı geçtikten sonra ışıklardan Kumbağ, Mermer, Yeniköy istikametine gidebilirsiniz.

Benzer Yazılar

HASANKEYF(Sular Altında Kalmasın) Mardin Otogarında minibüse binerek yaklaşık bir saat yolculuktan sonra Midyat’a geldik. Mardin Midyat arası 71 Km. Midyat otogarından da yi...
Fas – Afrika’nın Gökkuşağı – 6. ... FES (18 ŞUBAT 2012 Cumartesi) Chefchaouen-Fes arası yolculuk 4,5 saat sürüyor. Otobüsümüz Fes’e hareket ettikten 2...
Rusya Moskova’ya Gidiş 5 Ağustos 2014 Salı Türkiye'nin kuzey komşusu Rusya'ya gidip gezmeyi her zaman istemişimdir. Pegasus Havayollarının Moskova hattını açacağını ve gi...
Akdamar Adası(Van) Gezisi Van Gölü üzerinde bulunan Akdamar Adasını gezmek için bir günümüzü ayırdık. Gökyüzü masmavi v...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir