Tatlılar

Şekerleme, turta, pasta ve puding gibi tatlıları güzel bir yemekten sonra hepimizin canı ister. Akşam yemeklerinden sonra ağzımızı tatlandıracak ve içimizde büyü bir haz uyandıracak tatlılar yemeyi artık alışkanlık haline getirdik. Fakat perhiz yapanlar ya da sağlıklı bir yaşam sürme gayreti içinde olanlar için bu, haz yollarına çıkan büyük bir engel haline gelebiliyor.

Kendini sağlıklı yaşam normlarıyla kısıtlamış biri için bile şahane bir pastadan ya da bir çikolatalı tarttan ufak bir parça almak neredeyse imkânsız hale gelirken, bu tek parça çoğunlukla bütün bir tabak tatlının yenmesi ile sonuçlanabiliyor. Katı kurallar uygulayan bazı diyet okulları yemekleri meyvelerle ve sebzelerle güçlendirip, tatlı sorunun tamamıyla ortadan kalkması için uğraşmaktadırlar. Uygulanan bu plan teoride güzel bir plan gibi gözüküyor ama sadece teoride. Gerçek şu ki, tatlı yemeğin tamamlayıcısı gibidir ve eğer yemekten sonra tatlı gelmiyorsa o eksik bir yemektir.

Tatlılar sosyal hayatta yadsınmayacak bir rol oynarlar ve yemekler için sembolik bir değer de taşırlar. İnsanları karşılarlar, minnettarlık duygularımızı onlara iletirler ve birçok kültürel şenlik ve kutlamaların baş aktörüdürler. Çoğu kültür anlayışına göre misafirlere ikram yapmadan onları yollamak düpedüz kabalıktır. Diyetteyseniz, evinizde tatlı yiyecekler bulundurmamalısınız, her zaman tatlıların karşısında bir tutum sergilemelisiniz. Şansınıza bu lezzetli ve hain yiyeceklerden kurtulmanız için pek çok yol bulunmakta:

Evinizde yararlı olanları bulundurun: Bütün tatlılar da sağlıksız olmak zorunda değiller. Ve tatlıların içerdiği meyve, fındık, yumurta gibi birçok öğe, tatlı aşırı yağ ve şeker içermedikçe sağlığınızda olumlu rol bile oynar.

  • Tarifinizde özellikle belirtilmediği takdirde meyvelerin kabuklarını soymayın. Vitamininin kabuğunda olduğunu unutmayın!
  • Pişirirken kepekli unla yapılmış hamur kullanın. İki katlı çikolatalı kek ya da mısır unuyla yapılmış sıcak muzlu ekmeğini deneyin ve yulaf ezmeli çörek gibi eski tatları geri getirin.

Zararlı malzemeleri kullanmayın: Çoğu malzemelerde aşırı derecede yağ ya da kötü yağlar bulunur(doymuş yağlar gibi).

  • Sınırlı derecede tereyağı, krema ya da katı yağ kullanın. Yoğurt ve puding de kullanabilirsiniz. Çırpılmış yumurta, ya da yumurta akıyla hafiflik kazanan köpüklü keklerde, tereyağı ile yapılan tatlılara nazaran daha az oranda yağ vardır. Ve tereyağı ile margarini birbiriyle eş tutmamanız gerekmektedir çünkü araştırmalar doymamış yağ oranı yüksek, zararlı yağların kullanımında bir artış olduğunu göstermektedir.
  • Meyvenin toz şekerden daha sağlıklı bir tatlandırıcı olduğunu unutmayın; muz lapası kullanarak tatlılarınızda daha az şeker katabilirsiniz. İçinde malzeme olarak tereyağlı hamurlardan ziyade meyvelerin olduğu tarifleri yapmaya koyulun.
  • İçinde fırınlanmış elma ya da kızartılmış fındık yanında armut ve yabanmersini (kızılcık) ya da üzerlerine çikolata dökülmüş çilekleri servis edeceğiniz tabaklar hazırlayın.
  • Akdeniz mutfağındaki yemeklerin sağlıklı ve kalp dostu olduğu herkesçe bilinen bir gerçek. Akdeniz mutfağı yemeklerinin bulunduğu bir yemek kitabı edinin. Örneğini,  uygun miktarda kabuğu soyulmuş ceviz, vişne ya da yabanmersini gibi taze meyvelerin üzerlerine yoğurt ve bal döküp hoş ve sağlıklı bir tatlı yapabilirsiniz.

Porsiyon miktarına dikkat edin: Tatlıdan alınan ilk birkaç ısırık genelde en güzel olanlarıdır; damağınızda çok hoş bir tat bırakır ve beyninizin merkezindeki tüm mutlulukların açığa çıkmasına neden olur. Bu birkaç ısırıktan sonra gelecek olanlar tamamen gereksizdir ve çoğu restoranın servis ettikleri porsiyonlara da baktığımızda da, porsiyonların bizi tatmin edecek miktardan çok daha fazla olduklarını görürüz.

  • Kek ve pastalarınızı ince dilimler halinde, dondurma gibi tatlıları da küçük toplar halinde isteyin.
  • Davetlerde ya da restoranlarda ikram edilen tatlıların yarısını yiyip, kalanı ondan kurtulmak için bir arkadaşınızla ya da tanıdığınızla paylaşabilirsiniz.

Kibar bir misafir olun: Çoğu ev sahibinin yaptığı tatlıdan ufacık bir parça alınıp bırakılması karşısında misafirine gücenme huyu vardır. Eğer arkadaşlarınızı, onların size gösterdiği önem ve misafirperverlik karşısında kırmak istemiyorsanız biraz önce yediğiniz güzel yemekten ötürü midenizde yer kalmadığını söyleyebilir hatta kendi payınıza düşen tatlıyı daha sonra yemek için eve götürmeyi önerebilirsiniz. Siz de kendi misafirlerinizin aynı duruma düşmelerini önlemek için onlara klasik çeşitlerin dışında bir şeyler yapabilir, tatlılarınızı daha küçük porsiyonlarda ikram edebilir ya da ağır ve hafif olarak iki çeşit tatlı yapıp onlardan seçmelerini isteyebilirsiniz.

Yavaş yavaş yiyin: Her küçük parçanın tadını çıkarmak için tatlınızı yavaş yavaş yiyin. Unutmayın ki, insan vücudu tokluğu genellikle hemen fark etmez, bunu algılayabilmesi bazen yarım saati bulabilir. Yavaş yavaş yemek, vücudunuza tokluğunu anlaması için zaman verecektir.

Gerekli olmayanı pas geçin: Görünüşü çok güzel fakat tadı o kadar da hoş olmayan bir tatlı mı var tabağınızda? Bırakın artık onu yemeyi ve onu yiyerek alacağınız kalorileri kurtararak, buradan doğan hakkınızı başka tatlılarda harcayın.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir