Tarsus

Sabah Mersin’deki otelimizde yaptığımız açık büfe kahvaltıdan sonra Tarsus’a gitmek üzere hareket ediyoruz. Önce, jilet yapılacakken son anda Tarsus Belediyesinin sahip çıktığı Nusret Mayın Gemisi’ni geziyoruz. Nusret Mayın Gemisi Almanlar tarafından yapılmış ve 3 Eylül 1914 tarihinde Çanakkale’ye gelerek; Çanakkale Savaşlarında mayın dökme işlemi yapmıştır. 2002 yılı Ekim ayında Tarsus Belediyesi tarafından 3 parça halinde tırlara yüklenip Tarsus’a getirilerek ve yenilenerek müze yapılıyor. Bugün Çanakkale adı verilen Tarsus yakınlarındaki parkta sergileniyor.

Önce St. Paul Kilisesine gidiyoruz. Kilise Tarsus’un güneyinde kalmakta olup 20.yüzyıla kadar Hıristiyan halkın yaşadığı Camii Nur semtindedir. Tavanında freskler ve “İlahi Göz” bulunmaktadır.  Kilisenin kuzeydoğu köşesinde de bir çan kulesinin olduğunu gördük.

Daha sonra St. Paul kuyusunun bulunduğu mekanı gördük. Hıristiyanlığı
ilk yayan Yahudilerden olan St. Paul’un Tarsus’ta yaşadığı evin
bahçesindeki bu kuyu, Hıristiyanların hac için Kudüs’e giderken uğrayıp
su içtikleri kutsal bir yermiş. Yaz kış suyunun hiç eksilmediği ve
derinliğinin 38.metre olduğunu öğrendik. Yürüyerek restore edilmiş eski
Tarsus evlerinin bulunduğu sokağı geziyoruz. Gerçekten görülmeğe değer.
Evler genelde iki katlı ve ahşap. Eski şehrin surları içinde kalmış. Son
zamanlarda burada birçok film ve TV. dizisi çekilmiş. Eski ve restore
edilmiş sokakları gezdikten sonra Makam-ı Şerif Camisine gidiyoruz.

Makam-ı Şerif Camisinin son cemaat kısmındaki yazıttan 1857 yılında
yapılmış olduğu anlaşılıyor. Hemen Hz. Danyal türbesinin bulunduğu kısma
geçiyoruz.

Hz Danyal, Tevrat’ta yer alan ve Hz.Davudun soyundan gelen Yahudi
Peygamberlerinden biridir. Mezarı Hz. Ömer’in komutanlarından Ebu Musa
El Eş’ari tarafından bulunmuştur. Mezarı açılınca bulunan cesette,
başından geçen macerayı anlatan iki aslan tarafından yalanan bir çocuk
figürünün bulunduğu yüzük fark edilmiş ve bunun Danyal Peygambere ait
olduğu saptanmıştır. Bunun üzerine Hz. Ömer, cesedin Yahudiler
tarafından çalınmasını önlemek için daha derine defnettirmiş ve
üzerinden Berdan nehrinin küçük bir kolunu geçirtmiştir. Bugün
bakıldığında, Danyal Peygamberin tam nerede yattığı kestirilememektedir.

Kleopatra Kapısı, Tarsus surlarından geriye kalan ve şehrin batı yönüne
açılan tek kapıdır. Kapının arkasındaki parkta Şahmeran Heykeli
görülmektedir.

Şahmeran efsanesi Tarsus’la ilgili efsanelerin en önemlilerindendir. Onu
ayrıca bir yazımda uzun uzun anlatacağım. Yılanlar padişahı Şahmeranın
kesildiği ve kanının duvarlarına sıçradığı rivayet edilen Şahmeran
Hamamını geziyoruz. Eski bir Roma hamamının temelleri üzerine yapılan
hamamdaki mermerlerde görülen kırmızı lekeler yapılan onarımlarla
değiştirilmiş.

Kuran’ı Kerimde adına Lokman süresi bulunan Lokman Hekimin de Tarsus’ta
yaşadığı söyleniyor ve hakkında bir çok efsaneler anlatılıyor. Hz.
Lokman her derdin ilacını, şifa sırlarını ve ölümsüzlük sırrını bulan
kişi olarak anılıyor.

Son olarak Eshabı Keyfe doğru yola çıkıyoruz. Kuran’ı Kerimde de Eshabı
Keyf adıyla yer alır. Rivayete göre yıllarca çeşitli dini baskılara
göğüs geren yedi Tarsus’lu genç Yemliha, Mislina, Mernuş, Tebernuş,
Kefeştetayyuş ve köpekleri Kıtmir 309 yıl yedi uyurlar denilen mağarada
uyumuşlardır. Encülüs Dağı eteklerinde mağara şeklinde 200 metrekarelik
bu alana 15 basamak merdivenle inilmektedir. İçlerinden ilk uyanan
Yemliha, yiyecek almak üzere Tarsus’a inince verdiği paranın eski olduğu
anlaşılmış; şehir halkı onunla mağaraya gidince içerde altı kişinin
namaz kıldığını görmüşlerdir. Ancak Yemliha onları bırakıp mağaraya
girmiş ve daha sonra da yedisi de görünmez olmuşlardır.{mosimage}

Yedi Uyurlar da denilen mağaranın hemen üstüne 1872 yılında bir cami
inşa edilmiş; daha sonra da bir minare eklenmiştir. Eshabı Keyf bugün
çok sayıda turist tarafında ziyaret edilmektedir. Buraya gelindiğinde
mutlaka civar köylüler tarafından satılan nefis şalgam suyu içilmeli ve
şalgam yenmelidir.

Daha gezilecek bir sürü yer vardı. Ancak akşam olmak üzereydi.
Rehberimiz bizi Tarsus Şelalelerine götüreceğini söyledi. Otobüsümüzü
Şelalenin otoparkına bıraktık. Yürüyerek Şelaleleri gezdik. Hediyelik
eşyalar aldık. Gazinoda oturup çayımız yudumladık. Resimler çekildi. Hava
karardığında Mersin’e doğru yola çıktık.

Benzer Yazılar

Mısır Gezisi Kahire KAHİRE: 4 Mayıs 2015 Pazartesi Otobüsümüz gece Sina Yarımadasını(Sinai Peninsula) Süveyş Kanalının altındaki tünelden geçerek sabaha karşı Kahire O...
Balkanlar Bosna Hersek Saraybosna(2) 23 Mayıs 2013 Perşembe(10.Gün) Saraybosna, Dinar Alplerinin çevrelediği ve içinden Miljacka Nehrinin geçtiği, 4 milyon nüfuslu Bosna Hersek’in başşeh...
Malezya Unesco Dünya Mirası Şehri Melaka 13 Şubat2016 Cumartesi Bir zamanlar önemli bir uluslar arası ticaret limanı olan Melaka, şimdi Malezya'nın en turistik şehirlerindendir. 2008 yılın...
FAS-MERAKEŞ(7.Gün) MERAKEŞ 20 Şubat 2012 Pazartesi Djemaa el Fna Meydanı: Meydan, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine alınmış. Fas’a her gele...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir