Montrö Anlaşması (Boğazlardan Geçiş)

Ağustos 2008de Gürcistandaki çatışmalara bağlı olarak son günlerde alevlenen İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından geçecek gemilerin tonajı, özellikleri ile ilgili alevlenen tartışmalar sürerken Möntro ve Lozan Anlaşmalarına göza atmaya ne dersiniz?

Türk boğazlarından geçis rejimini ve boğazlar bölgesinin güvenliği işlerini düzenleyen bu sözleşme, Montrö Anlaşması, 1923'de Lozan Antlaşması ile birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesinin yerine geçmiştir.

Türkiye, Lozan Antlaşması'yla birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesinin getirdiği kısıtlamalardan dolayı daima kaygı içinde bulunmuştur. Sözleşmenin imzalandığı tarihlerde güncelliğini koruyan silahsızlanma ümitlerine güvenen Türkiye'nin, silahlanma yarişının tekrar baslamasıyla duyduğu huzursuzluk giderek artmıştır. Bugünlerde göstermektedir ki geçmişte devlet adamlarının yapmış olduğu antlaşmalar, doğru veya hatalı veya eksik sonraki kuşakları ve devletin geleceğini kökten etkilemektedir.

Türkiye, duyduğu bu huzursuzluğu ve boğazların statüsünde değişiklik yapılması yolundaki teklifini konu ile ilgili imzacı devletlere duyurduğunda, farklı kutuplarda yer almaya başlayan bu devletlerin hemen hepsinden ortak bir anlayış görmüştür.

 

 

İngiliz Dışişleri Bakanlığının 23 Temmuz 1936 tarihli bir muhtırasında konu hakkında şu görüşlere yer verilmiştir: "Türkiye'nin Boğazlar Sözleşmesi'nin değiştirilmesi ile ilgili isteği haklı kabul edilmektedir."

 Montrö'dan Görüntüler

{flv}montro{/flv} 

Bogazlar'in statüsü ve gemilerin geçis rejimi ile her zaman yakindan ilgilenen Ingiltere'nin Türkiye'yi desteklemesine paralel olarak Balkan Antanti Daimi Konseyi'nin 4 Mayis 1936'da Belgrad'da yaptigi toplantida, Türkiye'nin teklifini destekleme karari alinmistir. Türkiye'nin girisimi Lozan Bogazlar Sözlesmesi'nin diger akitleri tarafindan da kabul edilince, bogazlarin rejimini degistirecek olan konferans, 22 Haziran 1936'da Isviçre'nin Montreux kentinde toplanmistir. Iki ay süren toplantilardan sonra, 20 Temmuz 1936'da imzalanan yeni Bogazlar Sözlesmesi ile Türkiye'nin kisitlanmis haklari iade edilmis ve bogazlar bölgesinin egemenligi Türkiye'ye geçmistir. Türkiye Daha once Sovyet Rusya ile yaptigi anlasma uyarinca(saldirmazlik antlasmasi) Sovyet Rusya'nin da destegi ile bu sözlesme yapilmistir. Tamami yirmi dokuz madde, üç ek protokoldan meydana gelen sözlesmeye göre:

1. Bogazlardan serbest geçis esâsi kabul ediliyordu. Ancak ticâret ve savas gemilerinin Bogazlardan geçisi, baris ve savas hâline göre, ayri statüye baglaniyordu. Savas durumu da Türkiyenin girdigi, girmedigi ve savas tehlikesi olma durumlarinda uygulanacak esaslara ayriliyordu.
2. Bogazlarin askerî kontrolü ve savunma tedbirleri tamâmen Türkiyeye âitti.
3. Bogazlardan geçisi denetleyen Milletlerarasi Bogazlar Komisyonu kaldirildi.
Bu ana maddelerle Türkiyenin bogazlar üzerindeki genel hâkimiyeti saglandi. Diger maddelerin bâzilari ise; Baris zamâninda:

a. Karadenizde kiyisi olmayan devletlerin ticâret gemileri serbestçe geçerler. Savas gemileri 8-15 gün önceden haber verilmek ve bir arada dokuz gemiyi ve belli tonaji asmamak üzere geçebilir. Denizaltilar, uçak gemileri ve 10.000 tondan büyük savas gemileri hiç geçemez. Sözlesmeye uygun sekilde geçen savas gemileri Karadenizde yirmi bir günden fazla kalamaz.
b. Karadenizde kiyisi bulunan devletlerin ticâret gemileri serbestçe geçerler. Savas gemileri geçmeden sekiz gün önce Türkiyeye haber verecekler, bir arada geçen gemilerin tonaji 15.000den fazla olmayacaktir. Karadenizde kalislari için belli bir süre yoktur.
Savas zamâninda:

a. Türkiye savasa katilmissa; her cins gemiyi geçirip geçirmemekte serbesttir. Isterse Bogazlari kapayabilir.
b. Türkiye tarafsizsa; ticâret gemileri serbestçe geçmesine ragmen savasan taraflarin savas gemileri geçemez.
c. Savas tehlikesinin çok oldugu zamanlarda; Türkiye yine karar serbestisine sâhip olarak Bogazlari kapayabilir.
Bunlarin yaninda pekçok teknik hususun hükme baglandigi sözlesmenin süresi yirmi yil olacakti. Bu sürenin bitiminden iki yil önce taraflardan hiçbiri sözlesmenin feshini istemezse, böyle bir istekten iki yıl sonraya kadar yürürlükte kalacakti.

Montrö Antlasmasinda Türk tarafini temsil edenler:

Tevfik Rüstü Aras, Disisleri Bakani(Temsilci Heyeti Baskani),
Fethi Okyar, Londra'da Türkiye Büyükelçisi,
Suad Davaz, Paris'teki Türkiye Büyükelçisi,
Numan Menemencioglu, Büyükelçi, Disisleri Bakanligi Genel Sekreteri,
Sadullah Güney, Iktisat Bakanligi, Deniz Ticareti Müstesari,
Fahri Engin, Savas Filosu Komutani,
Rifat Mataraci, Kurmay Albay,
Sefik Çakmak, Kurmay Yarbay, Hava Alayi Komutani,
Yusuf Egeli, Kurmay Binbasi,
Ihsan Orgun, Hava Binbasi,
Fahri Korutürk, Deniz Binbasisi, Roma Deniz Atasesi,
Seyfi Kurtbek, Kurmay Yüzbasi, Paris Askeri Atasesi,
R.Amir Kocamaz, Baskonsolos, Disisleri Bakani Özel Kalem Müdürü,
Genel Sekreter Cevad Açikalin, Disisleri Bakanligi Daire Baskani,
Sekreterler Abdülkadir Örencik, B.Tahir Saman, H.Rifat Sözen, Nedim Veysel Ilkin, Fatin Rüstü Zorlu, Celalettin Ziyal,
Basin Bürosu Vedat Nedim Tör, Içisleri Bakanligi Genel Müdür, Asude Zeybekoglu, Basin Atesesi, Sekip Engineri, Basin Atasesi, Muvaffak Menemencioglu, Anadolu Ajansi Genel Müdürü,
Asim Gündüz, Korgeneral, Genel Kurmay Ikinci Baskani,
Necmettin Sadik Sadak, Sivas Milletvekili, Milletler Cemiyeti'nde Türkiye Sürekli Temsilcisi,
Ziya Kiziltan, Bas Danisman, Disisleri Bakanligi Bas Hukuk Danismani,
Müsfik Selami Inegöl, Disisleri Bakanligi Daire Baskani,
Dr.Asim Arar, Saglik Isleri Genel Müdürü, 

Anlaşmanın tam İngilizce metni için tıklayın => http://www.arayana.com/Tarih/montreux-convention.html

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir