MİDYAT(Diller ve Dinler Diyarı)

Midyat, dünyanın en eski yerleşim bölgesi olan yukarı Mezopotamya’da kurulmuş olup uygarlıkların buluştuğu, inançların kardeşçe yaşandığı, dinler ve diller diyarı, hoşgörü bahçesi şirin bir ilçemizdir. Taşın sanata dönüştüğü, gümüşün nakış nakış işlendiği tarihi bir kentimizdir.

Midyat’ta Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Süryanice dilleri konuşulur.

Mardin’den yaklaşık bir buçuk saat yolculuktan sonra Midyat’a geldik. Otogarı ve yanındaki parkı gayet güzel yapılmış. Midyat düz bir araziye kurulmuş.

Otogardan çıkarak yürüyoruz. Henüz sabah olmasına rağmen köylüler
kaldırımlara sıralanmış ve sepetlerinde getirdikleri üzüm ve incirleri
satıyorlar. Ayrıca dükkanların önünde kavun tezgahları da var. Çarşının
içinde bir ara sokakta da köylü kadınlar peynir ve yoğurt satmaya
çalışıyorlar. Her şey organik ve lezzetli. Üzüm ve incirler o kadar
nefis ki insanın bir oturuşta birkaç kilo yiyesi geliyor. Midyat’ın
ayrıca bir tatlısı var sadece ramazanda yapılıyormuş. Midyat tava,
Midyat ızgara, kaburga, bumbar dolması ve etli ekmek te bu yöreye has
farklı tatlardan.

Midyat’ın anlamı “Ayna” imiş. Diğer adı da “Turabdin”miş. Yani ibadet edenlerin dağı. Eskiden bu civardaki dağlarda bulunan mağaralarda insanlar ibadet ettiklerinden bu isim verilmiş.

Midyat’a girişte ana caddede sağlı sollu apartmanlar sıralanmış. Alt katlarında mağazalar var.

Eski Midyat evleri ise kolay biçimlenen kalker taşı(Katori) ile yapılmış. Eski binaların bir kısmı restore edilmiş. Sokaklarda çocuklar bizi gezdirmek amacı ile peşimize takılıyorlar. Hepsi yörenin tarihini ezberlemiş. Biz de onlar severek bize rehberlik etmelerini istiyoruz. Önce “Sıla” dizisinin çekildiği Devlet Konuk Evini geziyoruz. Dizi dolayısıyla restore edilmiş çok bakımlı ve büyük tarihi {mosimage}bir bina. Taş işçiliği harika. Pencereler, kapılar, merdiven kenarları, sütun ve kemerler adeta oya gibi işlenmiş. Açık sarımsı, kolay kesilebilen kalker taşından oyularak yapılmış zengin süslemeli evler, daracık sokaklar insanları yazın kavurucu sıcağından koruyor gibi. Gezmeye devam ediyoruz. Her yer . Kilise ve camiler adeta yan yana. Merkez Ulu cami ve Cevatpaşa Camilerini geziyoruz. Aslında Midyat iki kısımmış. Estel ve Midyat.

{mosimage}Midyat çarşısı merkezde olup telkari satan dükkanlar sıralanmış. Yapımında daha çok gümüş, altın ve daha başka madenler kullanılan telkarinin özelliği ustaların telleri kendi atölyelerinde yapmaları. Böylece her usta kendi hünerini sergiliyor. Biz de vitrinlere bakarken o kadar güzel sanat eserleri görüyoruz ki ne alacağımıza karar vermekte zorlanıyoruz. Kolye, küpe, yüzük, bilezik vs taşlı, taşsız her keseye uygun yüzlercesi var. Nihayet biz de ufak hediyeler alarak ülkemizin en önemli telkari merkezi Midyat’a gittiğimizi belgeliyoruz.

Buradan Deyrul-Umur manastırına ve Dara Harabelerine gideceğiz. Görüşmek üzere.

 

Benzer Yazılar

AZİZE TEKLA MANASTIRI(Kilikya Gezisi) Kız Kalesi harabelerini gezdikten sonra ilk Hıristiyan azizesi olarak bilinen Azize Tekla Manastırını ziyaret ediyoruz. Aya Tekla da denilen manas...
San Francisco’da Gezmek Eğer birgün yolunuz San Francisco’ya düşerse veya internette doğru düzgün bilgi olmadığını düşünüyorsanız cev...
Sidi Bou Said Tunus 11 Şubat 2014 Salı Sabah Carlton Otelde açık büfe kahvaltımızı yaptık. Yandaki masada da Türkler vardı. Tunus'ta un fabrikası kuran mühendislermiş....
Monastır Habib Burgiba’nın Memleketi Tunus 13 Şubat 2014 Perşembe(4.Gün) Monastır, Tunus'un bağımsızlığı için çalışan lideri Habib Burgiba'nın doğduğu ve mozolesinin bulunduğu Akdeniz kıyısı...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir