MARDİN

Mardin, tarihi İpek Yolu ve Mezopotamya Ovası üzerinde 7000 yıldır çeşitli uygarlıkların yaşadığı ve çeşitli mezhep, etnik gurup ve geleneklere ev sahipliği yapmış bir dünya kentidir. Doğal açıkhava müzesi görünümünde olan bir kenttir.

Mardin eski ve yeni olmak üzere iki kısımdır. Eski Mardin, kartal yuvasını andıran kalenin yamaçlarında kurulmuş olup; Mezopotamya’nın en eski şehirlerinden biridir. Mimari, arkeolojik, etnografik, tarihi, turistik ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren; Güneydoğunun ve dünyanın sayılı sit kentlerinden biridir. M.Ö. 4.500’den başlayarak yerleşim gören Mardin; Subari, Sümer, Akad, Babil, Milaniler,  Asur, Pers, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı dönemlerine ilişkin birçok yapıyı içinde harmanlayabilmiş bir açıkhava müzesidir.

Tarihi İpek Yolu üzerinde olan Mardin’de bugün birçok han ve kervansaray, asırlardır var olan ve inşa edildikleri dönemlerin özelliklerini yansıtan, dini ve sanatsal açıdan değer taşıyan cami, medrese, türbe, kilise, manastır gibi birçok eser yörenin kültürel zenginliğini arttırmaktadır.

Mardin’e ulaşım kara ve havayolu ile sağlanır. Karayolu ile ulaşım Gaziantep ve Şanlıurfa üzerinden ve Diyarbakır üzerinden olmaktadır. Şu anda birçok havayolu şirketi de ya direkt Mardin’e, ya da Diyarbakır’a uçmaktadır.

Ayrıca demiryolu ile de Şanlıurfa-Ceylanpınar’dan sınırı izleyerek Suriye ve Irak’a ulaşır. Şenyurt kasabasından geçen bu yola Mardin 30 km hatla bağlıdır.

İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanından 12.40 ta hareket ederek Diyarbakır’a uçtuk. 4.Levent-Metro-Sabiha Gökçen Havaalanı arası belediye otobüsleri indirimsiz iki biletle yaklaşık bir saat sürüyor. Havaalanında beklerken Irak’ın Erbil Şehrinde müteahhitlik yapan bir beyle tanıştık. Diyarbakır’a inince otoparktaki arabasını alarak bizi davet etti ve Diyarbakır’ı gezdirdi. Diyarbakır’ı çevreleyen surlar restore edilmiş. Diyarbakır düzlükte kurulmuş bir şehir olup ana caddelerinde bütün meşhur markaları gördük. Daha sonra bizi otogara getirdi. Biz de kendisini İstanbul’ a geldiğinde evimize davet ettik.

{mosimage}Bir saat yolculuktan sonra kişi başı 8Tl. ödeyerek Mardin’e geldik. Şehir içinde belediye otobüsleri çalışıyor. Her yön 1Tl. Mardin Öğretmenevinde yer ayırtmıştık. Şimdi öğretmenevleri halka açık.3 çeşit fiyat uygulaması var. Öğretmen, kamu, halk. Odalar çok temiz ve klimalı, buzdolabı ve TV. var. Banyo ve tuvaletleri de kullanışlı ve bakımlıydı.

Dinlendikten sonra iftar için yöresel ev yemekleri yapan Ebrar lokantasını tavsiye ettiler. İçli köfte, mercimek çorbası, mumbar dolması, lebeniyye çorbasını beğendik.

{mosimage}Eski Mardin’e şehir içinde çalışan toki otobüsleri ile gidiliyor. Eski Mardin bir tepeye kurulmuş. 1979 yılında “kentsel sit” ilan edilen eski Mardin’de kentin üzerinde kurulduğu tepenin kayalıklarıyla iç içe altın rengi taşlardan yapılmış, geleneksel Mardin Evleri görülür. Şehre karşıdan bakıldığında üst üste yığılmış hissini veren evler, aslında birbirine paralel uzayan daracık sokakların ayırdığı basamaklı bir düzen içindedir. Evler öyle yapılmıştır ki; hiçbiri diğerini gölgelemez veya birbirinin penceresini kapatmaz. Manzarasını kesmez ve Mezopotamya Ovasına bakar. Bir evin çatısı diğerinin terası gibidir.
Sokaklar basamaklı ve daracık olup; birbirine geçitlerle de bağlanmıştır.

Mardin Evleri sarı kireç ve bazalt taşından yapılmış olup taş işçiliği muhteşem. Kapı ve pencereler, sütun ve kemerler sarı kalker taşı ile kolayca işlenmiş motiflerle süslenmiş. Bitkiler, hayvanlar, geometrik desenler ve “yaşam suyu”nu temsilen damla motiflerini her yerde görmek mümkün.

{mosimage}Mardin Kalesi kente hakim en tepeye kurulmuş. 975–976 yıllarında Hamdaniler tarafından inşa edilmiş kalenin 6 kapısı varmış ve kaleye “kartal yuvası” da deniliyormuş. Denizden yüksekliğinin 1200 metre olduğu ve zamanında içinde ambar, hamam, sarnıç gibi binaların olduğu, bugün ise sadece temellerinin kaldığı söyleniyor.

Akşamlar kaleyi arkaya alarak Mezopotamya Ovasını seyretmek Mardin’e gelen herkesin yapması gereken şeylerin başında geliyor. Gerçekten ova ucsuz bucaksız.

{mosimage}Mardin ve civarında gezilecek o kadar çok yer var ki. Diğer yazılarımda onları anlatmaya devam edeceğim.

Benzer Yazılar

Tarsus Sabah Mersin’deki otelimizde yaptığımız açık büfe kahvaltıdan sonra Tarsus’a gitmek üzere hareket ediyoruz. Önce, ji...
FAS- MERAKEŞ(6.Günün devamı) MERAKEŞ 19 Şubat 2012 Pazar Fas’ın güneybatı ve ortalarında ve Atlas Dağlarının eteklerinde bulunan Merakeş, aynı zamanda Fas’ın ...
Tortum Gölü Ve Tortum Şelalesi 23 Eylül 2014 Salı Dün güzel bir yolculuk yaparak Doğubeyazıt'tan Erzurum'a geldik. Taşlıçay ve Ağrı'dan geçtik. Yollar çok güzel yapılmış. Geçtiği...
GEMİ İLE YUNAN ADALARI TURU(MİDİLLİ) Gazetelerde, çeşitli firmaların Yunan Adalarına yaptıkları vizesiz tur reklamları ilgimi çekiyordu. Araştırmaya başladım. İstanbul&rsqu...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir