Lapta Kuzey Kıbrıs

1974 harekatıyla bağımsızlığını kazanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yani yavru vatanı 4. kez görmek nasip oldu. Doğası ve tarihi ile hem dinlenip, hem eğlenilecek bir yer olan bu güzel ada mutlaka görülmeli. O kadar çok tarihi esere sahip bir ada ki hem eski hem yakın tarihe tanıklık eden eserleri görebilirsiniz. Denizi ve kumsalları bir harika. İnsanları çok cana yakın ve misafirperver.
Biz bu gidişimizde Lapta’da Manolya Otelde oda ve kahvaltı kaldık. Temizlik ve hizmet gayet iyiydi.Otelin konumu da çok iyi. Önü havuz.Ancak kumsaldan deniz girmek için ya yan tarafa gidiyorsunuz ya da denize girip belinize kadar suda yürüyerek kumsala gidiyorsunuz. Yalnız kumsal da çok güzel. Bu koydan güneşin batışını seyretmek harika.
Otel deniz kıyısında Girne’ye yaklaşık 14 km. Fakat Lapta kasabası Beşparmak dağlarına kurulmuş ve denizi tepeden görüyor. Tarihi Lambousa krallığı buralarda kurulmuş.
Lapta’da görülecek yerler:

Saint John Kilisesi
Saint Luka Kilisesi
Saint Evlalios Kilisesi
Saint Anastasia Kilisesi
Haydarpaşazade Camisi
Esseyyid Elhaç Mehmet Ağa Camisi
Lapta Kaya mezarları

Akşam yemekleri için Lapta Postanesinin yanında bulunan Lahmacuncu İrfan Beyin döner ve lahmacun dükkanını tercih ettik ve gerçekten hayatta yediğim en güzel döner ve lahmacundu.Döner daha ikindi de bitiyordu. Lahmacunun pidesini de çok ince açtığı için çok nefisti. Dönerin etini kendi hazırlıyormuş. Bir porsiyonu da ancak iki kişi yiyebilir.Çok doyurucu ve enfesti. Kendisine ve çalışanlarına ayrıca teşekkür ediyorum.

Ayrıca Manolya Otel Genel Müdürü Serpil Hanım, resepsiyon görevlisi Ebru Hanım, aşçı Halfeti’li Necmettin Akşahin ve Halfeti’li garsona alakalarından dolayı teşekkür ediyorum.
17 Mayıs 2016




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir