Kutsal Topraklara Yolculuk Medine-i Münevvere

Burası İslam medeniyetinin nurlu kenti Medine. Arapça anlamı şehir. Burası Allah’ın insanlığa gönderdiği rahmet peygamberinin (s.a.v) kenti. Medine halkı O’na ve inananlara kucak açtı. Peygamberimiz Medine’yi çok severdi. Seferlerden dönerken Medine görününce ona kavuşmak için bineğini hızlandırırdı. Medine ilk Müslüman olan şehir ve ilk muhacir şehridir.

Medine’de vefat etmek için dua etmek müstehaptır. Medine’de peygamberimizi ziyaret etmek; onu sağlığında ziyaret etmek gibidir. İslam’da ziyaret etmek için yolculuk edilmesi caiz olan üç mescidden Mescid-i Nebevi Medine’ye nasip olmuştur.

Mekke’den saat 15 sularında bir otobüsle Medine’ye doğru yola çıktık. Medine –Mekke arası sönmüş yanardağların bulunduğu volkanik bir arazi. Volkanik taşları yol boyunca gördük. Bazı yerlerde kumluktu. Yol üzerinde 16.30–17.30 arasında mola verildi. Mola yerinde otobüsten inenler derme çatma markette alışveriş yapıp; berbat bir tuvalette abdest alarak namaz için mescide yöneldiler. Daha sonra otobüste herkes umre anılarını anlattı, ilahiler söylendi. Sesi güzel olanlar ilahiler söylediler. Medine’ye geldiğimizde Mescid-i Nebevi’ye 100 mt.
uzaklıktaki otelimize “ Charm Hotel” yerleştik. Otel güzel ve genellikler Türkler kalıyor. Yemekler açık büfe. Önündeki iki boş araziden sonra Mescid-i Nebevi’ye geliniyor. Odamızdan ise Cennet-ül Baki Mezarlığı görünüyor.

Bazı turlar önce Medine’ye geliyorlar. Sonra Mekke’ye gidiyorlar. Böyle bir turla hacca veya umreye gidilirse; yani Medine’den Mekke’ye gidilirse yol üzerinde bulunan mikat mahalli yani ihrama girilecek yer Zulhuleyfe Camisi.

Charm Otele yerleştikten hemen sonra Medine’deki rehber bizi alarak Mescid-i Nebevi’ye götürdü ve dualarımızı yaptırdı. Gerekli bilgileri verdi.

Mescid-i Nebevi kapalı bina alanı 100bin metrekare olup avlusu 235 bin metrekaredir. Aynı anda 600 bin kişi namaz kılabilir. Son bayramda çevre sokaklarla birlikte bir milyon kişi bayram namazı kılmış. İki adedi Osmanlılardan kalma 10 minaresi var. Minarelerin üstündeki hilaller Türkiye’de yapılmış ve altın kaplı.81 kapısı olup bunlardan 41 tanesi giriş kapısı. Peygamberimizin kabrine giden Bab üs selam Kapısı 1 numaralı kapı. Ancak ziyaret için kadınlar bu kapıdan giremiyor.

Ravza-i Mutahhara, Resulullah’ın mezarı ile minber arasındaki kısım olup 10 metre genişliğinde ve 20 metre uzunluğunda bir alan ve yeşil halı ile kaplı. Peygamberimiz “evimle, minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir.” buyurmuştur. Mescid-i Nebevi’de kılınan bir vakit namazın diğer mescitlerde kılınan namazlardan 1000 kat daha faziletli olduğunu buyurduğu rivayet edilir. Hiç ara vermeden 40 vakit namaz kılana ise, biri ateşten diğeri kıyamet gününün azabından olmak üzere iki kurtulma beratı verildiğini ve nifaktan uzak tutulduğunu buyurduğu rivayet edilir.

Rehber bize gerekli anlatımları yapıp bu bilgileri verdikten sonra Resulullah’ın kabrini ziyaret ve Ravza-i Mutahhara’da namaz kılabilmek için içeriye erkeklerin 24 saat girebildiğini; kadınların ise belirli saatlerde girebileceğini anlattı. En kolay gece saat 23’te girilebileceğini belirtti. Gerçekten de saat 23.te kadınların girdiği kapıdan sıkı bir çanta aramasından sonra girdim. Camide kadınları milletlere göre ayırıp sıraya sokmuşlardı. En kalabalık millet ise Türklerdi. Böylece çok kalabalık ve itiş kakış, üst üste koşarak, yürüyerek yeşil halıya ulaştık. Bunu burada anlatmam çok zor. İnsanlar üst üste ve ezilecek durumda. Gençler elele tutuşarak halka şeklinde ayakta duruyorlar ve bir kişi halkanın içinde namaz kılıyor.Allahtan elimde açılır kapanır tabure vardı. Arkadan ittirilmemek için onu bir direğin önüne koyarak iki rekat namaz kılabildim. Fotoğraf makinesi yasak ama herkes gizli gizli cep telefonuyla resim çekiyordu. Yine itiş kakış dışarıya çıktık. Ravza-i Mutahhara’nın bitişiğinde, Bab ül Baki kapısının yanında Resulullah ve ailesinin yaşaması için iki bölümden oluşan bir yer vardı. Efendimizin vefatı burada hanımı Hz. Aişe’nin hücresinde oldu ve vefat ettiği yere defnedildi. Ardından Hz.Ebubekir ve Hz Ömer de Hücre-i Saadet’e, Resulullah’ın yanına defnedildiler. Medine’de kaldığımız günlerde diğer ziyaretlerimi de izdihamdan dolayı ancak geceleri yapabildim.

Mescid-i Nebevi’nin avlusu 235 bin metrekare. Gündüzleri, sütunları çevreleyen şemsiyeler açılıyor. Gece ise kapanıp sütunlar ışıklandırılıyor. Avluda bilhassa Araplar ailece yerlerde oturup yatıyorlar; yemeklerini yiyiyorlar. Namaz vakitlerinde ise kadınlar ve erkekler kendilerine ayrılan yerlerde namaz kılıyorlar. Kadınlar tarafında bebeklerin ağlama sesleri hiç kesilmiyor. Daha büyükleri ise çeşitli oyunlar oynuyorlar. Hac ve umre için Türkler hariç diğer milletlerden gençler geliyor. Türkler ise nedense yaşlılıkta gitmeyi tercih ediyor. Ancak ziyaretler çok yorucu ve çoğunu yerine getiremiyorlar. Bu açıdan mümkün olduğunca genç gitmek lazım.

Mescid-i Nebevi’ye yakın ve etrafı duvarla çevrili bir alanda bulunan Cennet ül Baki’de Hz. Abbas, Hz. Hasan, Hz. Osman, peygamberimizin halası Safiye, kızları, hanımları, Cafer-i Sadık ve birçok sahabenin kabri var.

Daha sonraki günlerde Uhud Şehitliği, Kıbleteyn Mescidi, Yedi Mescitler Hendek Savaşının olduğu bölge ve Hendek Mescidi, Kuba Mescidi ziyaret edildi.

Kuba çöl ortasında yemyeşil bir vahada kurulmuş bir şehir. Medine gibi her tarafı hurma bahçeleriyle çevrilmiş. Bizi de bir hurma bahçesine götürdüler. Dalından çeşitli hurmalar tattık. Ancak bana hurma fiyatları çok pahalı geldi. Medine’de hurma çarşısından alacağımız için alışveriş yapmadım.

Peygamberimiz şöyle buyuruyor.”Kuba Mescidinde bir namaz, bir umreye bedeldir.”Biz de namazlarımızı kılıp dualarımızı yaptık ve Kuba’dan ayrıldık.

Hicaz Demiryolu, Osmanlı İmparatorluğunun kutsal toprakları İstanbul’a bağlayacak projesiydi. Sultan 2.Abdülhamit zamanında başlatılan proje ile Medine ile Şam; Şam ile İstanbul arası demiryolu bitirilerek seferler koyulmuş.
Medine’de Osmanlılardan kalma tren istasyonu Turk kafileler tarafında ziyaret ediliyor. 1 Eylül 1908 tarihinde açılışı yapılmış olan istasyondan kalkan trenler Şam’a kadar gidiyormuş. Medine istasyonunda tren iskeletleri var. Ancak bir vagon sergileniyor. Yapılış tarihi 1906.15 ton kapasiteli bir vagon. İstasyonun olduğu alanda Subya mescidi var ama kapalıydı. Peygamberimiz bir seferden dönerken ordusu ile orada konaklamış. Yolun karşısında yine Osmanlılar zamanından kalma Amberiye Camisi var. Ama o cami de kapalıydı. Ancak dışında namaz kılabildik. İstasyona yakın bir yerde bulunan hurma çarşısı da görülmeye değer. Kapalı bir alanda yüzlerce dükkan sıralanmış. Biz de birkaç dükkan gezdikten ve hurma fiyatlarını inceledikten sonra aldığımız hurmaları kargo ile göndermeye karar verdik. Ancak kargonun geç gelebileceğini hesaplayarak yanımıza 2 kg. hurma aldık. Gerçekten de Ptt kargosu ile hurmalar 10 gün sonra geldi.

Medine’de oteller Mescid-i Nebevinin çevresinde inşa edilmiş. Alt katları pasaj ve çarşı. Mescid-i Nebevinin avlusunu çevreleyen sokaklar namaz vakitleri dışında seyyar satıcılarla dolup taşıyor. Bu çarşı ve pazarlarda Uzak Doğu ülkelerinin ürünlerinden tekstile, hurma çeşitlerinden kokulara, yerel kıyafetlere kadar çeşitli ürünler satılıyor. Bu bakımdan Medine son derece zengin ve hareketli çarşılara sahip. Yüzlerce ülkeden gelen, farklı renk ve dilleri olan Müslümanlarla aynı ortamı paylaşmak bile başlı başına bir deneyim.

Artık dönüş zamanı gelmişti. Dilleri, ırkları, tenleri, kültür ve coğrafyaları farklı; ancak imanları, duaları, gönülleri, yakarışları aynı olan milyonlarca Müslüman’ın bir araya gelip, tanışıp birlikte hareket ederek “Lebbeyk Allahümme Lebbeyk” nidalarıyla yaptığı umremizi Allah kabul etsin. Umre ibadetiyle elde ettiğimiz beyaz sayfaları korumaya özen göstermeliyiz. Allah tekrar gitmeyi nasip etsin.

14 Şubat akşamı Medine- Amman –İstanbul aktarmalı geldik.

Benzer Yazılar

Mardin (Deyrülzafaran Manastırı) Mardin’i gezdikten sonra Midyat’a giderken Deyrülzafaran Manastırı’nı görmek istedik. Mardin’de Zinciriye Medreses...
Fas – Afrika’nın Gökkuşağı – 6. ... FES (18 ŞUBAT 2012 Cumartesi) Chefchaouen-Fes arası yolculuk 4,5 saat sürüyor. Otobüsümüz Fes’e hareket ettikten 2...
GEMİ İLE YUNAN ADALARI- MYKONOS Kalimera: Merhaba Gemimizde yaptığımız sabah kahvaltısından sonra saat 8.00 civarında Mykonos Limanına yanaşıyoruz. Liman(New Port) şehrin sol tar...
ESKİŞEHİR Türkiye’de Bir Avrupa Şehri Gidip görenlerin anlattıkları ve çeşitli gazetelerde okuduklarım bana bir Eskişehir gezisi yapmamı düşündürdü doğrusu....



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir