Kesdoğan / Kız Kalesi Efsanesi ( 2 )

Sivas’ın Divriği ilçesinde yıkılmış bir kale bulunmaktadır. Şehrin kuzeydoğusunda bulunan bu kale “Kesdoğan” kalesi adıyla anılmaktadır. Bu kale, yıllarca önce buralara yerleşmeyi tasarlayan bir Ermeni kıralı tarafından yapılmıştır.Kıralın Belkıs isminde çok sevdiği güzel bir kızı varmış. Kızına çok bağlıymış. Bu nedenle kalenin ismine kızının adını vermiş: Belkıs Kalesi. Bu kalenin karşı tarafında bulunan Divriği Kalesi’nde Şahin Şah hüküm sürermiş.Bir gün Ertuğrul Bey, tek başına geyik avına çıkmış. Geyik peşinde koştururken karşı kaleye geçmiş ve o sırada avdan dönmekte Ermeni kıralının kızı Belkıs’la karşılaşmış. Şah’ın oğlu, Belkıs’ı görünce güzelliğine hayran kalmış. Belkıs’ta at koşturmalarını, cenk tutmalarını gördüğü Ertuğrul Bey’e bir anda vurulmuş.

Avını bırakan Ertuğrul Bey, kaleye dönmüş. Hemen babasının yanına giderek karşı kaledeki Ermeni kıralının kızı Belkıs’ı kendisine istemesini ve eğer din farkı gözetilirse savaş açıp zorla almasını istemiş. Şah, çok sevdiği oğlunun isteğini yerine getireceğini söyleyerek hemen Belkıs kalesine elçiler gönderip Belkıs’ı oğluna istemiş. Eğer aksi cevap verirlerse kendisiyle savaşacağını da bildirmiş. Kral elçileri güler yüzle karşılamış:
-Şahlar şahı, oğluna kızımı isterde ben vermez miyim? Fakat birde kızımla konuşayım, sonra size haber salarım” deyip elçileri ağırlamış.

Cevap beklenirken güneş batacağı zaman her akşam Ertuğrul Bey, kendi kalesinin burcunda durur ve okunun ucuna bağladığı mektubunu Belkıs’a fırlatırmış. Belkıs’ta mektubun cevabını ikinci akşamı aynı zamanda okun ucuna bağlayarak Ertuğrul Bey’e atarmış. Aşkları bu şekilde sürüp giderken kraldan gelecek cevapta gecikmeye başlamış. Belkıs, Ertuğrul Bey’in mektuplarını alıp cevap atamaz olmuş. Bunu merak eden Ertuğrul Bey, tekrar babasının yanına giderek bir kez daha elçiler göndermesini rica etmiş. Bunun üzerine Şah tekrar elçilerini göndermiş. Kralı yine güler yüzle karşılamış; onlara:
—Kızımla konuştum. Kızımda benim gibi memnun bu işe. Fakat kızım çok mağrur, erkek evladım olmadığı için tek kızımı erkek gibi cesur ve cengaver yetiştirdim. Şimdi o da “benim evleneceğim erkek cesur olmalı. Şah’ın oğlunun ne kadar cesur ve mert olduğunu görmeliyim”diyor. Bende kızımın bu arzusunu kıramam, demiş. Elçiler:
—Şah’ımızın oğlu sizin düşündüğünüzden de merttir. Ne dilerseniz yerine getirsin,  demişler. Kral:
—O zaman sizin kalenizin burcundan bizim kalemizin burcuna kadar kalın bir halat gerilsin. Bu halat üç gün üç gece iç yağı ile yağlansın. Kızımı isteyen Şah’ın oğlu sizin kalenizin burcundan bu halata asılarak boğazı geçip huzurumuza kadar gelsin. Bunu yaparsa kızımla evlenebilir, demiş.
Elçiler, kralın dediklerini Şah’a anlatmışlar. Şah buna köpürmüş./çok kızmış; oğlunu huzuruna alıp durumu anlatmış.

Ertuğrul Bey:
—Belkıs’ın aşkı için karşıdan karşıya geçerim. Demiş.
Ermeni Kralına haber salınmış. İki kalenin ucuna bin metre kadar uzun halat bağlanmış. Bu halat üç gün üç gece yağlanmış. Söylenen günde her iki kalede şenlikler tertiplenmiş. Büyük ateşler yakılarak av etleri çevrilmiş. Bir süre sonra Şah’ın oğlu halatın başına gelmiş. Halata asılmış ve Ermeni kalesine doğru yol almaya başlamış. Kral ise Ertuğrul Bey’in yorulacağını, uçuruma düşüp parçalanacağını sanıyormuş. Kaleye yaklaştığını görünce huzursuzluğu artmaya başlamış. Çünkü aslında kızını vermek istemiyormuş. Ertuğrul Bey ilerlemiş tam kalenin burçlarını tutacağı, ayağını toprağa basacağa zaman Kral yanındaki başpehlivanı Mekadoğan’a bağırarak emir vermiş:
-Kessss Doğan!…
Mekadoğan hemen kılıcını vurup halatı kesmiş. Halat kesilince Ertuğrul Bey, uçuruma düşüp parçalanmış.Bunu gören Belkıs’ta sevgilisinin peşinden kendini burçlardan aşağı bırakmış. Bunun üzerine Şah, ordusuyla Belkıs kalesine yürüyüp kaleyi almış; fakat kral kaçmayı başarmış. Bu kalenin ismi, Mekadoğan’dan dolayı “Kesdoğan”kalmış. Hala Kesdoğan kalesinin uçurumunda Ertuğrul Bey ile Belkıs’ın kanı olduğuna inanılan lekeli kayalıklar bulunuyormuş!…… 
 
Kaynak: Kutlu Özen, Sivas Efsaneleri(2001),s 78–79

 

Benzer Yazılar

Kösedağ’ı – Sivas Efsaneleri Sivas’ın 80 km kadar doğusunda, Suşehri ovasında sıralanan dağlar içinde, diğerlerinden sıyrılan Kösedağ, 1246 yılında yapılan savaş...
Ahlat Kırklar Mezarlığı Kırk Kardaş” mezarlığı olarak da bilinir. İsmini aldığı mahallede bulunur. XIII. ve XIV. asra ait yapıları barındırmaktadır. Küç&...
Anonim Kümbet (I) İkikubbe Mahallesinde  Hasan  Padişah Kümbeti’nin kuzeyindedir. Çok yıkık bir durumda olan kümbet 1967’de yenid...
İstanbul’un Fethi’nin Sebepleri Mübarek ve mukaddes fethi bütün milletçe yad ediyoruz. Allah tarafından kaderimize uygun İstanbul'un fethinin 546. senesinde. İn...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir