KAZABLANKA-İSTANBUL(23 Şubat 2012 Perşembe)

Fas’ın en büyük şehri olan Kazablanka, Atlas Okyanusu kıyısında bir liman kentidir.

Sabah İbis Otelindeki odamızda kahvaltımızı yaptıktan sonra saat 9.30 da Gara Casa Voyagers isimli tren garına geldik. Otelimiz zaten garın yanındaydı. 5.Muhammet Havaalanına gitmek için 2.Sınıf iki kişilik bilet aldık.(80 dirhem) Trenimizin kalkış saati 11.07 idi. Ancak biz gara gelen ilk trene bindik. Sonradan öğrendik ki bu tren 10.07 treni imiş ve rötar yaparak 10.35 te gelmiş. Onun için bu rötarlar havaalanına dönüşte çok önemli. Hiçbir zaman son dakikaya kalmamak gerek. Yoksa uçağı kaçırabilirsiniz. Biz Allah’tan tesadüfen 1 saat önceki trene binmişiz.
Havaalanına giden tren çok kalabalıktı. Fas’lı bir anne kızın yanında yer bulabildik. Genç kız Londra’ya Arnavut eşinin yanına gidiyormuş ve annesi de kızını geçirecekmiş. İngilizce sohbet ederek havaalanına geldik. Ancak havaalanına girmek için uzun bir kuyruk oluşmuştu. Yarım saat ancak içeri girebildik.

İçerde de THY kontuarında çok fazla kuyruk vardı. Kontuarlarda çalışanlar da Fas’lıydı. Uçağımıza belirtilen zamanda bindik ve saat 14.00 te hareket etti. Kendimi sanki evimize gelmiş gibi hissettim. Hosteslerle Türkçe konuştuk. Bizimle çok ilgilendiler. Uçak Umre’ye giden Fas’lılarla doluydu. Hatta hosteslere oturacak koltuk kalmamıştı. olarak köfte, z.yağlı fasulye yedik. Uçakta Kanada’da yaşayan bir çocuklu bir aileyle sohbet ettik. Genç adam aslen Fas’lıymış ve İstanbul’da kalarak 2 gün gezeceklermiş. 4,5 saatlik yolculuktan sonra çok şükür vatanımıza sağ salim kavuştuk. Pilot uçağı piste indirirken Fas’lılar alkışladı.Valizlerimizi aldıktan sonra Fas’lı aileye yardımcı olmak istedik. Onları Atatürk havaalanının dışında bir taksiye bindirerek Sultanahmet’teki otellerine gitmelerini sağladık.

Bizde havaalanının altından metrobüse bindik.

Fas gezimiz 10 gün çok güzel ve rüya gibi geçti. Fas insanını çok sevdik. Fas’ı çok beğendik. Bir tarafı Atlas Okyanusu, diğer tarafı Akdeniz, güneyi Sahra Çölü, Atlas ve Rif Dağları, yemyeşil ovaları; bol meyveleri, sebzeleri, et yemekleri ile, ortaçağlardan bugüne medeniyetleri süregelmiş, güneşi, denizi, geleneksel Fas evleri ile tekrar tekrar gidilebilecek bir ülke. Biz de tekrar gitmeyi çok istiyoruz.

Benzer Yazılar

Yaşayan Rönesans PRAG Çekoslovakya’nın başkenti PRAG’da her yer kültür ve sanat eserleriyle dolu.Kültür gezisi denildiğinde ilk akla gelen y...
Antik Anemurium Anemurium antik kenti, Anamur’a 6 km. uzaklıkta Akdeniz’e hakim bir tepeye kurulmuş çok büyük bir kentin harabeleridir....
Bardo Müzesi Tunus 11 Şubat 2014 Salı(2. Gün) Kartaca Harabelerini gezdikten sonra trenle başşehir Tunus'a döndük. Çünkü Bardo Milli Müzesi tamamen ters yöndeymiş.Tak...
Mardin (Deyrülzafaran Manastırı) Mardin’i gezdikten sonra Midyat’a giderken Deyrülzafaran Manastırı’nı görmek istedik. Mardin’de Zinciriye Medreses...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir