İshakpaşa Sarayı Doğubeyazıt Tarihin Penceresinden Mistik Bir Saray

21 Eylül 2014  Pazar

Sabah Kars’tan otobüse binerek Digor-Tuzluca-Iğdır üzerinden Doğubeyazıt’a geldik. Senelerdir çok merak ettiğim pasajlarını gezerek çay ve hurma aldık. Pasajlarda komşu ülkelerden gelen elektronik eşyalar, çay vs. çok ucuza satılıyor. Bir taksi ile anlaşarak İshakpaşa Sarayına doğru yola çıktık.

Saray Ağrı Dağı  eteklerinde ve Doğubeyazıt’a 8 km uzaklıktadır. Yapımına 1685 yılında Sancakbeyi Çolak Abdi Paşa zamanında başlanmış; oğlu İshakpaşa ve torunu Mehmet Paşa zamanında 1784 yılında bitirilmiş olup yapımı 99 yıl sürmüştür.7600 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır. Yüksek bir tepe üzerine kartal yuvası gibi kurulmuş olan sarayı yaptıran,Çıldır Hanedanından 1.İshakpaşa’nın torunu 2.İshakpaşa’dır.

Saray mistik görüntüsü ile insanı adeta bir masal diyarına götürüyor.

İshakpaşa Sarayı Osmanlı, Selçuklu, Fars mimari özelliklerinin görüldüğü bir yapıdır.

Saraya doğudaki tepeden açılan bir kapıdan girilir. Diğer taraflar yüksek duvarlarla çevrilidir. Kapıdan dış avluya geçilir.. Dış avluda uşak ve seyis odaları ile tavlalar bulunur. İç avluya kemerli bir kapıdan girilir. İç avluda çeşitli odalar bulunur.Ortadaki harem dairesinin duvarlarında İshakpaşa’yı metheden yazılar bulunur. Toplantı salonu 20X30 metre ebadındadır. Sarayda, dünyada ilk defa döşenmiş bir kalorifer tesisatı sistemi bulunmaktadır.2. avludaki türbe kesme taştan yapılmış olup Çolak Abdi Paşa ve yakınlarına aittir.

İç avlunun batısında haremlik, kuzey cephesinde cami, minare, türbe ve selamlık gibi kısımlar bulunur.

Saray son yıllarda restore edilmiş olup bazı kısımlarının üstü dış etkenlere(Hava) karşı cam tavanla kapatılmıştır.

İshakpaşa Sarayını gezdikten sonra yolun karşısında biraz aşağıda bulunan Ahmed Hani külliyesi ve mezarını da ziyaret ettik.

Ahmed Hani 1651 yılında Cizre’de doğmuş ve yaşamış; daha sonraları Doğubeyazıt’a yerleşmiş. Ailesi aslen Hakkari’nin Hani aşiretinden ve Hani köyündenmiş.

Ahmed Hani Arapça ve dini bilimler okumuş olup aynı zamanda astronomi
ile ilgilenmiş. “Mem-u Zin” adlı eserin sahibi olan Hani bu eserinde Zin ve Sili adlı iki kız kardeşin Memo ve Taceddin adlı iki gence olan aşklarını şiir şeklinde anlatmıştır.

Ahmed Hani’yi ziyaretten sonra Doğubeyazıt’a dönerek yemeğimizi yedik ve otobüsle Erzurum’a doğru yola çıktık.




One thought on “İshakpaşa Sarayı Doğubeyazıt Tarihin Penceresinden Mistik Bir Saray

  1. Bedriye Savas

    Hikmet”cigim okadar güzel anlatiyorsunki sanki ben de seninle geziyormusum gibi geldi. Ben de Erzurum ve Kars”i görmeyi cok arzu ediyorum. Insallah nasip olur.

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir