Press enter to see results or esc to cancel.

Hive Özbekistan

Hive(Khive)

29 Haziran 2018 Cuma

Buhara Kukeldaş Otelde Ramzah’ın hazırladığı nefis kahvaltıdan sonra kendisiyle vedalaşarak 8.45 te Kalyon denilen semte gittik. 2 kişi 150.000 Özbek somuna anlaşarak Hive’ye hareket ettik. Taksiler 4 kişi alıyorlar. Bugün Kızılkum Çölünü geçeceğiz ve Türkmenistan’la Özbekistan arasında sınır vazifesi gören Amuderya Nehrini göreceğiz. Taksiye 2 genç daha bindi. Ben önde oturdum. 3 kişi de arkada oturdu. Hive’den ilk çıkışta yollar bozuktu. Sonra yeni yapılmış otoyola girdik. Yavaş yavaş yeşillikler azaldı ve yolun iki tarafı da tamamen kum oldu.2-3 kere mola verdik. Amuderya Nehri kenarında durduk.  6 saatte Urgenç şehrine geldik. Urgenç güzel bir şehir. Çok düzenli ve tertemiz. İçinden geçerek yarım saat kadar sonra Hive’ye geldik.

Euroasia adlı hotele 2 gece için53 dolar ödedik. Otel müdürü ve resepsiyonist Firdevs gayet güzel Türkçe konuşuyorlar. Otel yerel tarzda yapılmış. Odamız giriş katta yani düzayak. Gayet güzel. Ek olarak ne istediysek hemen yaptılar. Biraz odada dinlendikten sonra 17.00 dışarıya çıktık.

Hive müze şehir.İçiçe iki surun çevrelediği şehire bir kaç kapıdan giriliyor.Dış surların çevrelediği bölüme Dichan Kala deniliyor. Bu surların sadece kalıntıları var.İçhan Kala ise 10 metre yüksekliğinde surlarla çevrili bir alan. Darvaza denilen kapıdan giriliyor. Buradan turistler bilet alıyor. Ancak biz otelden çıkıp  biraz yürüdük ve kendimizi kalenin içinde bulduk. Meğerse başka bir kapıdan kaleye girmişiz.

İçhan Kalede 51 adet gezilecek yapı bulunuyor. Akşama kadar çoğunu gezdik ve dar bir sokak boyunca sıralanan hediyelik eşya tezgahlarına da bakmayı ihmal etmedik.Muhammed Emin Han Medresesi otele çevrilmiş. Kalta Minör adıyla anılasa Minarenin önünde resimler çektik. Muhammed Emin Han bu minareyi yaptırırken rahmetli olmuş ve minarede yarım kalmış Buradan sonra Kunya Ark denilen Eski Kaleyi gezdik. Burası da camisi, zindanı,taht kısmı, haremi ile adeta bir saray gibi. Tahta oturarak o zamanın giysileri ile resim çektiriliyor. Biz de resim çekildik. Allah Kulu Medresesinden sonra Taş Avlu Sarayına geldik. Burası Allah Kulu Han için inşa edilmiş. Büyük bir avlunun etrafındaki odalarda Han ve eşleri kalıyorlarmış. Ayrıca halkı kabul ettiği odalarda var.Muhammed Rahim Han Medresesi, Muhammed Amin İnak Medreselerini gördükten sonra sıra en görkemli cami olan Cuma Camisine girdik. Artık sadece müze olarak gezilen ve ayrı bir biletle girilen camiyi 212  oyulmuş tahta figürlerin süslediği 212 direk destekliyordu. En eskisinin  önünde resim çektik. O sırada Güney Koreli bir gurup ta camiyi geziyordu. Onlarla sohbet ettik. Kolonlardan 4 tanesi 10-12 yüzyıllardan kalma imiş. Sıra İslam Hoca Medresesi ve Minaresini gezmeye gelmişti. Minarenin boyu 45 cm. Daha sonra ünlü bir yağlı güreş şampiyonu olan Pehlivan Mahmut Türbesine uğrayıp dua ediyoruz. Türbeyi çevreleyen binanın kubbesi ise Hive ‘deki en yüksek kubbeymiş. İç Kalenin girişinde ise cebiri bulan Al Harezminin bir heykeli var.

Harzemşah Devleti döneminde kurulan Hive 2000 yıllık bir geçmişe sahip. Şehirde toprak ve biraz da kızıla çalan toprak rengi hakim. Söylentilere göre şehir çevresindeki su kuyularına Hiva denirmiş. Yaşlı bir adam zamanında asasını vurduğu yerde su çıkınca “Hey Vah” diye bağırmış; sudan dolayı burada kurulan şehre önceleri ” Vah” denmiş. Zamanla “Hive ” olmuş.

İç Kalede bir de Kapalıçarşı bulunuyor ve kapısı saat 10 da açılıyor. Eserlerini sergileyen bir sanatçıdan pazarlıklar sonucu 5 dolara kendi yaptığı 4 adet  minyatür aldım .Mürşide adlı tatlı bir kızdan da Özbekistana ait bir çanta aldım.

Toprak rengi kale duvarlarının çevrelediği dar sokaklarda saatlerce dolaştık ve kendimizi Zerefşan Restoranda bulduk. Şahane bir restoran burası. Tamamen otantik tarzda döşenmiş, yemekler yerel ve yerel sanatçılar tarafından folklor gösterileri yapılıyor. Otele döndüğümüzde bize çay ikramı ile karşılaştık. Teşekkürler Firdes.

30 Haziran 2018 Cumartesi

Euro Asia adlı otelimizde kahvaltıdan sonra saat 8.30 da yine İç Kaleye gittik.Saat 13.00 civarında da İç Kalenin önünden kalkan minibüslere(2 numaralı) binerek Zavud adlı yerel pazara gittik. Gelince yorulduğumuzdan biraz dinlendik. Yarın Urgenç Havaalanından Taşkent’e gideceğimizden valizimizi hazırladık.