FAS-AFRİKA’NIN GÖKKUŞAĞI(5.Gün)

TETOUAN-CHEFCHAOUEN (Tetuvan-Şöfşavn)
(17 Şubat 2012 Cuma)

Chefchaouen Tetouan’a otobüsle yaklaşık 2 saat uzaklıkta, güneyde, sırtını Rif Dağlarına dayamış; aşağılarda yemyeşil bir vadiye bakan, daracık sokakları, açık mavi boyalı evleri ve şelaleleri ile ünlü turistik bir kasaba olup her mevsim turist geliyor.

Elbette biz de bu ünlü kasabayı görmeden ülkemize dönmek istemedik. İyiki de gitmişiz.
Tetouan’dan bizi getiren taksi kasabada bir sokağın köşesinde bizi indirdi. Hava iyice kararmıştı. Hemen bir petit(Küçük) taksi ile 20 dirheme anlaşarak kalacağımız otelin adresini verdik. Kasaba dik yamaca kurulduğundan tepelerden giderek otelimizin önünde durdu. Riad Dar Echchaouan adlı otelimizin adresi route Ras Elma, quartier El Onsur olup bu oteli hotels.com dan bulmuştuk. Gece olduğundan etraf çok ıssızdı. Yol kenarında duvarlar ve bir kapı vardı. Birkaç basamak merdiven çıkıp tahta kapının tokmağını birkaç defa çaldıktan sonra açıldı. Duvarların çevirdiği loş ışıklı bir bahçeden geçerek tek katlı bir bölüme geldik. Burası kahvaltı salonu ve resepsiyon olarak yapılmış; geleneksel Fas evleri şeklinde dekore edilmişti. Hemen kaydımızı yaptılar. Odamız ikinci katta idi. Harika bir oda. Şimdiye kadar kaldığımız yerler içinde ençok burası hoşumuza gitti.Balkona açılan oda tahta oymalı büyük bir dolap, küçük oymalı çekmeceler, oymalı bir ayna, oymalı bir sehpa, üstünde bakır bir sini,sedir, yerde küçük kilimler, ipek perdelerle , deri bakır karışımı loş ışıklarla dekore edilmişti. Odanın kapısı da özel çiçek desenleri ile boyanmıştı. Kapının kilidi bile eski kilitlerdendi. Kilitlenme sistemi de çok değişikti. Onu tarif etmeme imkan yok. Sehpa örtüleri, sedir örtüleri çok özenle seçilmişti. Yorgun olduğumuzdan hemen yattık.

Sabah 7.00 de uyanarak kahvaltıya indik. Kahvaltı salonu ahşap köy evleri tarzında inşa edilmiş.Küçük, mavi boyalı pencereler, kenarlarda kilimle kaplı sedirler, yine kilimle kaplı yastıklar, ortada bir çok hasır sehpa ve minik hasır sandalyeler vardı. Üstelik şömine de yaktılar. Bizden başka İngiltere’den gelmiş iki hanım daha kahvaltı ediyordu. Nefis bir kahvaltı hazırlanmış. Sütlü nescafe, limonlu nane çayı, süt, zeytinyağı, zeytin çeşitleri, börekler, ekmek, domates, meyve. Fas’ta zeytin ve zeytinyağı üretimi var. Ekmekleri çok lezzetli. Sebze ve meyve çok bol ve ucuz. Yalnız peynir alışkanlıkları yok. Peynire Jıbin diyorlar. Ama kahvaltı da peynir yemiyorlar.

Kahvaltıdan sonra internetten, dönüşte Kazablanka’da kalacağımız İbis Otel’de yer ayırttık. Kasabayı gezmek için otelden çıkarak önce şelaleye gittik. Şelalenin altında bulunan üstü kapalı kısımda kadınlar çamaşır yıkıyorlardı. Rif Dağlarından gelen sular aşağılara kıvrıla kıvrıla iniyordu. Kasaba bu şelalenin iki tarafında kurulmuştu. Ufak bir kasaba olduğundan rahatlıkla yürüyerek gezilebilir. Medina’ya doğru yürüyoruz, dükkanlar da yeni yeni açılıyor. Hediyelik eşya satan bu küçük dükkanları inceleyerek Hamam  meydanına geldik. Meydanın etrafına kafeler sıralanmış Biz de oturup beşer dirheme birer portakal suyu içtik. Kafenin sahibi Türk olduğumuzu öğrenince bizimle çok ilgilendi. Fas’ta Türkleri çok seviyorlar. Biz de onları çok sevdik. Çok misafirperver bir millet. Bir şey sorduğumuzda hep yardımcı oldular. Şu anda Fas’ta Türk TV dizileri oynuyor. Dizileri çok beğendiklerini söylüyorlar. Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızı çok beğeniyorlar.

Sonra ufacık bitpazarını gezdik. Bu küçük turistik kasabada 200 civarında otel varmış. Biz de daracık mavi boyalı sokaklarda dolaşırken birçok otel gördük. Hatta kapısından içeri baktığımız butik otelin resepsiyonundaki iki kız da bize Kurtlar Vadisi dizisinin artistlerinin ölüp ölmeyeceklerini sordular. Yine sokaklarda argan yağından yapılmış sabunlar, mis parfümler satan kadınlar gördük. Hasır çanta ve şapkalar, ufak yağlı boya tablolar, elde yapılmış oyma tahta işleri, el dokuması halı ve kilimler, bakır ve deri objeler bu küçük kasabada satılmak üzere turistleri bekliyor.

Kasabayı dolaştıktan sonra otelimize dönerek valizleri aldık. Akşam yemeği 60 dirhemle birlikte 460 dirhem ödeyerek.bu güzel otelden istemeyerek ayrıldık. Aynı otelde kalan İngiliz genci kiraladığı araba ile bizi garaja bıraktı. O da bu kasabayı ve oteli çok beğendiğini ifade etti. Aşağıda düzlükte bulunan garajda CTM otobüs firmasından 2 kişi 70 dirhemden 140 dirheme bilet alarak Fes’e gitmek üzere saat 12.00 de hareket ettik.
 

Benzer Yazılar

Efsanevi Topraklar (Van) Uzun zamandır görmek istediğim yerlerin başında Van Gölü ve çevresi geliyordu. Bu arzum bir uçak şirketinin promosyonu il...
KIZ KALESİ(MERSİN) Sabah Mersin’deki otelimizde yaptığımız açık büfe kahvaltısından sonra yola çıkıldı. Rehberimiz gezeceğimiz yerler hakkında g...
FAS- MERAKEŞ(6.Günün devamı) MERAKEŞ 19 Şubat 2012 Pazar Fas’ın güneybatı ve ortalarında ve Atlas Dağlarının eteklerinde bulunan Merakeş, aynı zamanda Fas’ın ...
MARDİN Mardin, tarihi İpek Yolu ve Mezopotamya Ovası üzerinde 7000 yıldır çeşitli uygarlıkların yaşadığı ve çeşitli mezhep, etnik gurup ...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir