FAS-AFRİKA’NIN GÖKKUŞAĞI(4.Gün)

TANCA- TETOUAN(17 Şubat 2012)

Fas’ın en kuzeyinde yer alan Tanca ile doğuda Akdeniz kıyısında bulunan Tetouan kasabası arasında tren olmadığı için CTM otobüsleri ile gitmek için bir petit taksi şoförü ile pazarlık ettik.(10 dirhem) Ancak o bizi otogara götüreceği yerde cadde üzerindeki CTM yazıhanesine götürdü. Sabahın 7.30 u idi. Yazıhanedeki biletçi bize 12.30 da bir otobüs olduğunu ama hemen gitmek istersek otogardan her saat başı otobüs kalktığını söyledi. Yeniden petit taksiye 10 dirhem ödeyerek otogara geldik. Bu arada taksi şoförü ile sohbetimizde çocuğunun Tanca’daki Türk okuluna gittiğini ve bu okulda Fas’ın kaliteli ailelerinin çocuklarının okuduğunu ve en iyi okul olduğunu öğrendik. İngilizce “first, first” diye memnuniyetini belirtiyordu.(First birinci demek)

Bir metre yüksekliğinde duvarla çevrili otogarda merdivenlerden çıkıp kapalı alana girdik. Birçok gişe vardı. Ancak CTM otobüslerinin gişesi kapalıydı. Biz de bir başka şirketten(Asfar Ouchen Rachid) iki kişi 28 dirheme bilet alarak bahçeye çıktık.  15 dakika otogarın bahçesindeki kafede oturarak çantamızda bulunan ekmek, peynir, zeytin ve çilekten oluşan kahvaltımızı yaparak portakal suyumuzu içtik. Sonra bizi otobüse çağırdılar. Otobüste numara yok. Herkes istediği yere oturuyor. En önde tek oturan genç bizim Türk ve Müslüman olduğumuzu öğrenince arkaya geçerek yerini bize verdi. Şehirlerarası otobüsler eski ve çok bakımsız. El bavulumuz için de 5 dirhem ödedik. Fas’ta bütün otobüslerde bagaj ücreti olarak bavul başına 5 dirhem alıyorlar.

Neyse otobüs sabah saat 9.00 da hareket etti. Yaklaşık 40 kilometre yolu 1 saatte gittik. Her taraf yemyeşil. Yollarda, köylerde devedikeni bitkileri çok fazla. Zaten onun bitkilerini de meyve olarak satıyorlar.

Tetouan’da Türk okulu olduğunu öğrenmiştik.Şehrin karşıdan görünüşü çok güzel. Evler bembeyaz görünüyor. Kasabanın girişinde otobüs bir yolcuyu indirmek üzere durduğunda biz de iniverdik. Ancak indiğimize de pişman olduk. Zira yarım saat oralarda okulu kime sorduysak hiç kimse bilmiyordu. Ancak orada bekleyen bir petit taksi şoförü bizimle ilgilenerek bizi oraya götüreceğini söyledi. Ama bizi turist bürosuna götürdü. Oradan okulun yerini tarif ettiler. Yine de elindeki haritayla biraz aradıktan sonra girdiği sokakta bir binanın önünde Türk Bayrağını gördük. Okulun kapısını çaldık. Kapıyı açan genç bizi çok sıcak karşılayarak içeri buyur etti. Valizlerimizi alarak içeri taşıdı. Okul başka bir yere taşınmış. Orada erkek öğretmen ve öğrenciler kalıyormuş. Biraz sonra müdür bey geldi. O da bize çok sıcak davranarak bugün kız öğretmenlerin daveti olduğunu söyleyerek beni oraya götürdü. Eşimi de alarak okula gittiler. Beni Tetouan’da üniversitede okuyan kız öğrencilerin ve Türk okulundaki öğretmenlerin kaldığı evde çok sıcak karşıladılar. Müdür beyin eşi ve çocukları ile Fas’lı kız öğrenciler ve komşuları hanım da torunu ile geldi. Fas’lı komşu hanımın pişirdiği kocaman bir tepside erikli et yemeği de geldi. İki tabak et yedim. Bol portakal suyu içtim. Arkadan çilek ve muzdan oluşan meyvemi yedim. Kızlarla sohbet ettik. Rabia Fas’ta değişik meyveler olduğunu ve bunlardan çerimaya meyvesini yememizi istedi. Daha sonra Fes’te bu meyveyi bulduk ve yedik. Ufak kavun gibi ve içi çekirdekli.

Saat 14.00 civarında müdür bey ve eşim gelip beni evden aldılar. Okulun servis arabasına valizlerimizi taşıdılar. Müdür, şoföre bizi istediğimiz yerleri gezdirmesini ve daha sonra da otogara götürmesini söyledi. Şoför çok iyi ve güleryüzlü ve idi. Ancak Arapçadan başka dil bilmiyordu.

Tetouan, Tanca’ya bir saat uzaklıkta ve Akdeniz kıyısında beyaz evleri ile ünlü turistik bir kasaba. Yalnız tam kıyıda değil, biraz içerlek. Evler bembeyaz boyalı, sokak ve caddeler tertemiz, bakımlı.

Tetouan’da ve Tanca’da senenin belirli zamanlarında festivaller düzenleniyormuş. Tetouan’da görülecek yerler arasında medina, arkeoloji müzesi, 1808 yılında Sidi Ali Ben Baraka tarafından inşa edilen cami el kebir(büyük cami)(Çok tepede olduğundan ancak karşıdan görebildik), medinanın kuzeyinde dericiler, güzel sanatlar okulu, etnoğrafya müzesi.

Şoförden bizi Cebelitarık Boğazına götürmesini istedik. Önce Tetouan’dan çıkarak doğuya doğru yol aldık, daha sonra kuzeye döndük. Bir saat kadar giderek M’dio ve Fnida’o kasabalarından geçerek Sebta’ya kadar geldik. Körfezdeki kumsala inerek Cebelitarık Boğazının resimlerini çektik. Sonra yine bir saatlik yoldan geçerek Tetouan’ın bembeyaz badanalı evlerinin arasından garaja geldik. Şoför bizi ve valizlerimiz alarak garın içine kadar getirdi. Ancak kötü bir sürpriz bizi bekliyordu. Bu saatte Chefchaouen’e otobüs olmadığını, istersek garajın dışından taksilerin kalktığını anlattılar. Bizde şoförle birlikte dışarıdaki taksileri bulduk. Bayağı yolcu vardı. Üç kişi arkaya oturduk. Bir kişi de öne bindi. Aslında arka koltuk 4 kişilikmiş, yani 5 kişi binerse kişi başı 30 dirhem. Ama benim kadın olmam dolayısıyla arkaya 3 kişi oturttukları için adam başı 40 ar dirhem ödedik. Şöforle vedalaştık. Yanımızda oturan kişi gideceğimiz kasabada yaşayan matematik profesörü olup çok hoşsohbetti. Gayet güzel İngilizce biliyordu. Vallahi konuşurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadık.

 

Benzer Yazılar

Gemi ile Yunan adaları – Santorini Sabah saat 5.00 sularında Mykonos’tan demir alarak Santorini’ye doğru hareket ediyoruz. Saat 7.30 daki sabah kahvaltısından sonra isteyenl...
Su Uçtu Şelalesi 7 Temmuz 2016 Bursa'ya 84 Km. uzaklıktaki  Mustafakemalpaşa  ilçesinde bulunmaktadır. Mustafakemalpaşa'dan da 17 km uzaklıkta bulunan şelale Muradi...
AFRİKA’NIN GÖKKUŞAĞI FAS (2.gün) 2.Gün: KAZABLANKA-RABAT (15 Şubat 2012) Fas, Afrika, Avrupa, Arap ve Berberi kültürlerinin harmanlandığı; bir yanda Atlas Okyanu...
Boğaziçi İskeleleri Ve Vapurları İstanbul merkezinin üç tarafı surlarla çevrili olup; Halici, Adaları ve Boğazı ile deniz ulaşımını gerektiren bir yapısı vardır.Boğaziçi uzun ve geniş...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir