Tahran 2

Tahran

11 Eylül 2018 Salı

Sabah Otel Persia’da kahvaltıdan sonra Mahya gelerek bizi aldı. Derbent Dağı eteklerinde bulunan Şahların Yazlık saray olarak kullandıkları Sadabat Sarayına gittik. İstanbul kadar olmasa da Tahran’da da trafik bazı saatlerde çok yoğun. Ama Mahya iyi bir şoför ve yolları iyi biliyor. Hatta giderken yolda şarj aleti satılan yerlere baktık. Derbent Dağı İranlı zenginlerin malikanelerinin olduğu bir semt. Çünkü dağ havası. Yazın serin oluyormuş. Neyse sarayın olduğu küçük meydanda arabamızı parkettik. Mahya bizim biletlerimizi almamıza yardımcı oldu ve belirli bir saat sonra geleceğini söyleyerek gitti.

Kaçarlar ve Pehlevi Hanedanı tarafından 3000 dönümlük bir arazide yapılan kompleksin 1800 dönümü doğal orman, şelaleler, yeraltı su şebekeleri, pınarlar ve bahçelerden meydana gelmiş. İçinde ücretsiz araçlar ring seferi yapıyor.Bizde içerdeki küçük sarayların bazılarını gezdik.İçerde bahçeler arasında 19 adet müze gezilebiliyor. Bunlardan en önemlileri Beyaz Saray(Millet Sarayı), Yeşil Saray, Kraliyet Elbiseleri Sarayı, Askeri Müze, Omidvar Kardeşleri Müzesi, Güzel Sanatlar Müzesi, Su Müzesi. Bu müzelerden Millet Müzesini gezerken Azeri bir ailenin çocukları ile konuşarak gezdik.Hepsi çok sevimliydi Resimler çektik.Tekrar bahçeler arasında ring seferi yapan troylere binerek kapıya geldik. Buluşma saatinde Mahya geldi.

Milad Kulesine doğru yola çıktık.Tahran’ın en meşhur yapılarından olan Milad Kulesi şehir merkezinde yer almaktadır. 12. katta bir seyir terası bulunan kule 360 derece dönebilmektedir. 2000 yılında inşasına başlanıp 2007 yılında bitirilmiştir.Yüksekliği 435 metredir. Milad Kulesinin giriş ücreti turistlere çok yüksek olduğundan biz içeri girmedik. Sadece dışardan resmini çekerek  Kum şehrine gitmek üzere yola devam ettik.

Tebriz’den Tahran’a

10 Eylül 2018 Pazartesi

Tahran

9Eylül 2018 tarihinde Tebriz otobüs garajından Royal Safar firmasından VIP otobüslerine gece 22.00 de binerek cok güzel bir yolculuktan sonra Tahran Arjantin terminaline geldik. Şoför bizi firmanın bekleme salonuna getirdiğinde sabah saat 5.30 du.Biraz sonra bizi İran’da gezdirecek olan Mahya Sohrabi geldi. Biz Internet ten İran’daki “Magic Travel” şirketini bularak anlaştık. Şirketin merkezi Isfahan’mış. Genel müdürü N.Momeni.Genç bir hanım.Birçok şirketle görüştük. Bu şirket hakkında yorumları olumlu bulduk.Ödeme işi önemli.Çünkü banka ile gönderilmiyor. Kredi kartı ödemesi yok İran’la. Biz ödememizi İran’da İsfahan’da yaptık.Onlar bize güvendi. Biz de onlara. Gerçekten herşeyden memnun kaldık.

Sabah çok erken olduğundan Mahya bizi otele götürdü.Saat 10.00 a kadar otelde dinlendik.Otel Persia’da bir gece alacağız.Mahya saat 10.00 da geldi; yanında “Muhammed “adlı bir kişi getirdi.Kendisinin bir işi olduğunu ve ve bizi Muhammed’in gezdireceğini söyleyerek; bizi bırakıp gitti. Muhammed bilgili ve efendi bir gençmiş. Bize gezdirilecek yerleri o gezdirdi. Teşekkür ediyoruz.Önce Gülistan Sarayını gezeceğiz.

Günümüzde müze olarak kullanılan saraya bilet alınarak giriliyor. Şu an sarayın bulunduğu yer Safevi imparatoru 1.Tahmasb zamanında kale olarak yapılmış. Kalenin içinde bir saray bulunmaktaymış. Daha sonra Türk Kaçar Hanedanı zamanında Tahran başkent olunca burası da hanedanların ikametgahı olmuş.Bu müzeyi gezmek için her bölüme ayrı bilet alınarak giriliyor.Sarayda 12 salon bulunuyor. Bahçede büyük bir havuz ve kafe var. Biz bütün salonları gezmedik. Aynalı salon, güneş salonu, mermer taht salonu ve Kerim Han salonunu gezdik. Mesela Mermer Taht salonu 1806 da yapılmış. 65 parça mermerden oluşuyor. 1925 yılında Şah Rıza Pehlevi bu tahta bu salonda çıkmış. Aynalı salon Pehlevi Hanedanı zamanında resmi törenler için kullanılmış. Güneş salonu ise 1868 yılında Tahran’a yüksekten bakmak için Nasrettin Şah zamanında yapılmış.Ayrıca Nasrettin Şah döneminde sarayda birçok değişikliklikler yapılmıştır.Pehlevi döneminde(1925-1979) bu saray devlet resepsiyonları için kullanılmıştır. Saray binalarının dış cephesi el işçiliği olan özel mozaiklerle süslüdür. İçerlerdeki salonlarda kullanılan eşya ve mobilyalar da sanatsal değere sahip el işi ile yapılmıştır. Mermerler Yezd şehrinden getirilmiş olup aynalardaki el işçiliği muhteşemdir. Gülistan Sarayı Unesco Kültür Mirası Listesinde yer almaktadır.

Sarayı gezdikten sonra bahçede oturup birer çay içtik. Buradan kapalıçarşıya gittik. Kapalıçarşının olduğu yerler çok kalabalık ve cadde boyunca trafiğe kapatılmış. Sadece  faytonlar ve bisikletler çalışıyor. Bir de etrafı açık bir trenle caddede geziliyor.İran mimarisinin bulunmaz örneklerinden biri olan ve tarihi dokusunu halen koruyan çarşı,motifleri, tuğla duvarları, daracık esrarengiz sokakları ile hala canlı alışverişin de odak noktası. Kubbe süsleme çalışmaları yer yer devam ederken, tepelerdeki elektrik kabloları da hemen göze çarpıyor.  Çarşıda Tebriz’li Azerilerin işlettiği dükkanlarda kuyumculuk, halıcılık,porselen mutfak eşyaları, nevresimler,  havlular, kuru yemişçiler dikkati çekiyor.Çarşı uzun caddelerden oluşuyor. Aralarda yanlara açılan dar koridorlar var. Gümüşçüler de çok ilgimizi çekti. Burada pazarı gezen turistlere rastladık. Kapalı çarşıyı gezdikten sonra ana giriş kapısının karşısında oturup dinlendik. Daha sonra yakında bulunan İmam Humeyni Camisine gittik. Çok büyük bir cami. Mavi çinilerle bezenmiş. İçeriyi de gezdikten sonra  Müslüm Lokantasında kebap yedik. Bu lokanta Tahran’ın en meşhur kebapçısı.  Kapıda kuyruk var. İçerde de  oturacak yer yok. Yiyip hemen kalkmak zorundasınız. Zira siz çıkıyorsunuz. Sizin sayınız kadar kişi içeriye giriyor.Kebabı gerçekten çok güzel.Yanında ilaveten pilav veriliyor.Yemeği yedikten sonra  otele döndük. Yarın sabahtan “Sadabad “adlı yazlık sarayı gezeceğiz.