Sınav Stresi ile Başa Çıkabilmek

Sınav stresi kontrol altında tutulabilir. Bunun için sınava girecek çocuklara aile desteği gerekiyor. Veliler, çocuklarının sınav stresini yükseltmemeli, sınav sonucu başarısız da olsa gösterilen çabayı takdir etmelidirler.

Bu konuda velilere çok iş düşüyor.

—Çocukların çalışma isteğini arttırmak adına stres yükseltici tavırlardan kaçınmalı.

—Çocukların okul ve dershane sınavlarında sonuçlarla ilgili hakaret etmeyin.

—Çocuğun kendine güveninin azalmasına ve kendisini sevmemesine sebep olacak hareket ve sözlerden kaçının.

—Sınav stresinin büyük bir kısmı bilgi eksikliğinden kaynaklanır. Bilgisi eksik olan çocuk kendisine ve bilgisine güvenemediği için strese girer. Bilgisi eksik olan çocuğu bilgilerini tamamlaması için rehberlik servislerine yönlendirin. Uygulayabileceği bir çalışma programı hazırlarken zamanı kullanma konusunda kontrolü elden bırakmayın.

—Çalışıp yapamadıysa ortaya koyduğu çabayı övün. Unutmamalıdır ki anne babanın görevi iyi bir eğitim vermek kadar, çocuğa hayatı sevdirmek ve yaşama sevinci aşılamaktır.

—Beklenti düzeyinizi çocuğunuzun kapasitesinin çok üstünde tutarak sınırlarını zorlamayın. Kendi özlemleriniz için çocuğu bunaltmayın.

—Hafta sonları daha uzun süreli çeşitli spor faaliyetleri yapılabilir. Hafta arası ise 15–60 dakika arası yürüyüşler faydalıdır.

Sınav stresi fazla olan çocuklar sınav öncesinde ve sınav esnasında gerginlik, uykusuzluk, sinirlilik, karamsarlık, kabus görme, terleme, karın ve baş ağrısı, iştahsızlık, mide bulantısı, bitkinlik ve durgunluk yaşıyorlar. Ayrıca düşük not endişesine kapılıyorlar.

Eğer sınava ciddi bir şekilde hazırlanıyorsanız” bu sınavı başaramayacağım” şeklinde bir düşünceye kapılmamak gerekir. Yaklaşım ve değerlendirme biçiminiz size ve problemi çözmenize yardımcı olmalıdır. Tavrınız kendinizi rahat ve huzurlu hissedebilmenizi sağlamalıdır. Şayet değerlendirme biçiminiz kendinizi üzgün, gergin hissetmenize sebepse bu yaklaşım biçimini yeniden gözden geçirmelisiniz. Hayattaki amaçlarınızı her zaman göz önünde tutmalısınız.

Sınava hazırlık:
—Normal okul sınavlarınız başlamadan iki hafta önce o sınavla ilgili çalışma programınızı hazırlayın.

—Çalışma stratejinizi belirleyerek, zamanınızı ayarlayın ve hazırladığınız programa kesinlikle uyun.

—Hazırladığınız programı yemek, uyku ve dinlenme zamanlarınızı da katarak uygulayın.

—Programınızda sosyal etkinliklere, ders arasında molalara yer verin.

—Programınızdaki dinlenme molalarını sınavları düşünerek harcamayın.

—Dengeli beslenin. Alkollü içecekler ve nikotinden uzak durun.

—Dengeli uyuyun ve bol miktarda sıvı alın.

Sınav günü kahvaltı yapmak ve hazırlanmak için yeterince zamanınız olsun.
Sınavda gerekli olacak araç gerecinizi bir gün önceden hazırlayın.

Sınava gireceğiniz yeri önceden gidip görün.

Sınav mekanına erken gidin, stresli öğrencilerden uzak durun.

Olumsuz düşünceleri zihninizden atın, “ben bu sınavı başarabilirim” diye düşünün.

Sınav esnasında:

Sınav soru ve açıklamalarını dikkatle okuyun. Sadece sınava odaklanın. Panik yaşadığınızı hissederseniz, rahatlama tekniklerini uygulayın, sakinleşmek için kendinize bir iki saniye zaman tanıyın.

BAŞARILAR.

Çocuklarımıza Güvenli Tatil Yaptırmanın Yolları

Karne, Oks, SBS, TEOG gibi çeşitli ve yorucu sınavlardan sonra nihayet tatil geliyor. Çocuklarımızın güvenli bir şekilde tatil yapmalarını alınacak birkaç küçük önlemle sağlayabiliriz.

Bunlardan en önemlisi çocukları güneşten korumaktır. Onun için çocuğa güneşe çıkarken mutlaka şapka takmalı ve güneş görecek yerlerine koruyucu sürmeliyiz.

Koşup oynayan, terleyen ve havuza ya da deniz giren çocuğumuza sık aralıklarla güneşten koruyucu losyon sürmeliyiz. Çocukken güneşte fazla kalmak ileri yaşlarda cilt kanseri riskini arttırıyor. Güneş ışığındaki ultraviyole, uzun süre güneşte kalındığında cilt yanıklarına yol açar. Tekrarlayan cilt yanıkları da cilt kanserine sebep olur. Çok sıcak günlerde, bilhassa öğle saatlerinde çocuklar dışarıda kalmamalı,
gölgede veya içerde oynamalıdırlar.

Sıcak günlerde açık havada oynayan ve spor yapan çocuklar bol bol su içmeli ve sık sık mola vermelidirler. Yalnız, içilen su çok soğuk olmamalıdır. Terliyken içilen su sanıldığı gibi zararlı değildir. Soğuk su içmemelidirler.

Çocuklarımızı deniz ve havuzda oynarken kesinlikle yalnız bırakmamalıyız. Bir karış suda bebek, diz boyu suda ise küçük bir çocuk boğulabilir. Çocuklar 4 yaşını doldurmadan önce yüzme dersleri aldırmak gelişimleri açısından yararlı değildir. Yüzseler bile yanlarından ayrılmamalıyız.