Ürdün Jordan Jerash ve Ajlun Kalesi

Amman

10 Kasım 2017 Cuma

Oceon Otelde kahvaltıdan sonra kapıda bekleyen arabamıza binerek İngilizce bilen şoförümüz Bassam ile Ajlun Kalesine doğru yola çıktık. Kale girişinde Bassam bize çay ikramı yaptı.

Ajlun, Amman’ın kuzeyinde, Jerash Antik Kentine yakın, tarihi kalesiyle ünlü bir şehir. Günlerden cuma olduğu için cuma namazını şehirdeki camide kılmak için durduk. Ancak caminin kadınlar kısmı olmadığından ben namaz kılamadım.

Şehrin dışındaki tepede bulunan kaleyi Selahaddin Eyyubi’nin liderliğinde Azzedine bin Usame Munkiz, 1148-1185 tarihleri arasında Şam ve Kuzey Suriye yollarını korumak için inşa etmiş. Kale, geometrik formu, 4 adet kulesi ve her kulenin savunma hattı olarak inşa edilmiş olmasıyla ünlüdür. Kalenin içine merdivenle çıkılıp gezilebiliyor. Kaleden çevredeki manzaranın seyri de ayrıca keyif veriyor.

Buradan Gerase ya da Jerash veya Ceraş denilen antik Kente geldik. Zaten Ajlun Kalesine giderken bu antik kentin yanından geçmiştik. Ceraş bizim Efes Harabelerine benziyor. Amman’a 50 km. mesafede bulunan Ceraş Yunan ve Roma dönemine ait tiyatrosu ile meşhurdur. Şehre girildiğinde ilk izlenebilecek manzara 129 tarihinde Roma İmparatoru Hadrian döneminde inşa edilen üç kemerli büyük kapısı olacaktır. Ceraş, Roma tapınakları, tiyatroları, hamamları ile çok büyük bir alana yayılmış büyülü bir antik şehirdir.  Her yıl yaz aylarında Temmuz sonunda burada sanatsal bir festival yapıldığını anlattılar. Kaleye ve Ceraş’ a bilet alınarak giriliyor. Kendi vatandaşları ile turistlere farklı fiyat uyguluyorlar. Ceraş’ı gezerken Bir aile ile tanıştık. Türkiye’de yaşamışlar. Kızları Meryem çok güzel Türkçe konuşuyordu. Bizimle çok ilgilendiler. Ürdün’de zeytin yetiştiriliyor. Yolda taze zeytin satanlar gördük. Fakat Türkiye’ye göre hayli pahalıydı. Sadece resim çektik. Amman’a döndük.

Ürdün Amman Jordan

İstanbul Amman

9 Kasım 2017 Perşembe

Sabah saat 7.00 de evden çıktık. E-3 nolu otobüs ile Saw Havaalanına geldik.11.25 uçağı ile Ankara aktarmalı olarak 15.40 ta Amman Havaalanına indik. Daha evvel anlaştığımız GOLDEN GATE TOURS  firmasının  elemanı bizi havaalanında bekleyecekti. Ancak kimseyi göremedik. Havaalanında sağa sola bakınırken yanımıza yaklaşan  adının sonradan Kubilay Kaymaz olduğunu öğrendiğimiz genç bize yardım edebileceğini söyledi. Biz de firmanın telefonunu verdik. Telefon etti ve bizi almak için yolda olduklarını söylediler.  10 dakika sonra Bassam adlı şoför geldi ve özür diledi. Tur şirketinin ofisine gittik. Onlara götürdüğümüz hediyeleri verdik. Onlarda bize kahve ve kuru pasta ikram ettiler.

Çıktığımızda hava kararmak üzereydi. Şoföre bizi bir lokantaya götürmesini söyledik. O da bizi Amman’ın en meşhur lokantalarından Tavaheen Al Hawa adlı çok lüks bir yere bıraktı. Lokantanın ortası çadır şeklinde yapılmış,loş ışıklı, fıskıyeli,sutün başlıkları ile dekore edilmiş enteresan bir yerdi. Yalnız bayağı pahalı bir yerdi. İki kişi 22.04 Dinar ödedik. Sadece iki şiş, iki ayran. Oceon adlı otele gelmek için taksiye de 3 dinar ödedik. 1 dinar bizim paramızla 5,5 Tl.

Otele döndüğümüzde bayağı yorgunduk. Hemen odamıza çıkıp yattık.