Egenin İncisi ÇEŞME

İzmir ilimizin batı ucunda ve Karaburun Yarımadasında yer alan Çeşme, doğal güzellikleri, plajları, bembeyaz taş evleri ve modern konaklama tesisleri ile turizmde büyük atak yapmış sevimli bir sahil kasabamızdır. Antik çağda Cysus adı ile bilinen Çeşme, Erythrai(Ildırı) kentinin limanı olarak önemliydi.

11.yüzyılda Türk akınları sırasında Çaka Bey’in yönetimine girdi. Çelebi 1.Mehmet(1412–1421) zamanında Osmanlı topraklarına katıldı. 1768–1774 Osmanlı-Rus Savaşları sırasında Osmanlı donanmasının bozgunu ile sonuçlanan Çeşme Deniz Savaşına(1770) sahne oldu.

Çeşme Kalesi: 1508yılında Beyazıt 1’in yaptırdığı kale, Çeşme Deniz Savaşında büyük zarar görmüştür. İkisi kıyıda, ikisi sırtta dört burcu bulunan Çeşme Kalesi onarılarak, bugün Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermektedir. Müzede, Erythrai antik kentindeki kazılardan çıkarılanlar, Çeşme ve çevresinden toplananlar sergilenmektedir. Kanuni Sultan Süleyman Kervansarayı: Çeşme Kalesinin güneyinde 1529 yılında yapılan Kanuni Sultan Süleyman Kervansarayı, U planlı ve avluludur. Kanuni Sultan Süleyman Kervansarayı bugün otel olarak hizmet vermektedir.

Ilıca: Çeşme’nin 5km. doğusunda bulunan Ilıca, termal suları ile ünlü bir kaplıca merkezidir. Yıldızburnu mevkiinde denizin içinde kaynayan şifalı suları vardır. En önemli termal suyu Hamidiye suyu olup 55 derece sıcaklığındadır. Şifne(Reisdere)kaplıca ve çamur banyoları: Çeşme Ilıcaları’nın 5km. kuzeydoğusunda Ildırı körfezindedir.

Boyalık koyu plajları 5km. uzunluğunda olup beyaz ve incecik kumları ile nefistir.Ayayorgi, yarım ay şeklinde bir koy olup burada daha evvel cüzzamlıların yaşadığı bir manastırın bulunduğu söylenmektedir.

Dalyan: Çeşme’nin kuzeyindeki Dalyan, yatların ve balıkçı teknelerinin konaklayabileceği bir yerdir. Karanın içine bir dere gibi sokulan koydaki balıkçı lokantalarında her türlü balık bulunmaktadır.

Çiftlikköy: Çeşme’nin 5km. güneydoğusundaki Çiftlikköy, ince kumlu plajlarının yanı sıra sörf için elverişli rüzgarlara da sahiptir. Ayayorgi plajı, Azmak Plajı, Altınkum Plajı, Tekke Plajı Çeşme’nin belli başlı plajlarındandır.

Alaçatı: Çeşme’nin güneydoğusunda ve Çeşme’ye 7km. uzaklıkta olan Alaçatı, eski Yunan-Türk mimarisi tarzında beyaz boyalı evleri, arnavut kaldırımlı dar sokakları, sokak lokanta ve kahveleri, eski yeldeğirmenleri, sakız bahçeleri ile insanları kendine çeken antik bir kasabamızdır.1874 yılında yapılmış olduğu söylenen Ayios Kostantinos Kilisesi Alaçatı’nın tam ortasında olup Pazaryeri Camisi olarak gezilebilir.Alaçatı Limanı doğal bir liman olup dalgasız denizi ve devamlı esen rüzgarı ile “sörf “denilince ilk akla gelen yerlerdendir. Bugün dünyanın her yerinden insanlar Alaçatı’ya sörf yapmaya gelmektedirler.

Ildırı: Çeşme’nin 20km. kuzeydoğusundadır. Antik dönemdeki adı Erythrai’dir. Yunanca’da kırmızı anlamına gelen Erythros’ tan geldiği söylenir. Toprağının kızıl renkte olmasından Kızıl Kent anlamında kullanıldığı anlatılır. Diğer söylenti kenti ilk kuran kral Giritli Rhodamanthes’in oğlu Erythros’tan aldığıdır. Halkının, ürettikleri değirmen taşlarını satarak geçindikleri rivayet edilir. {mosimage}

Erythrai, Lidya, Pers ve İyonyalılardan sonra İskender’in eline geçer. Ölümünden sonra Bergama Krallığı ve İ.Ö 133 yılında Roma İmparatorluğu’nun eline geçer. Şarabı, keçileri, değirmen taşları ve kadın kahinleri Sibyl ve Herophile ile ün kazanır. 16. yüzyıla kadar deprem ve çok çeşitli savaşlar geçirerek ve Romalıların yağmaları ile büyük yıkımlara uğrar. 16.yüzyıldan sonra Ilderen, Ildırı diye anılır. Akropol’ün M.Ö 3.yüzyıl sonlarında yapıldığı tahmin ediliyor. Akropol’ün en yüksek düzlüğünde ise Athena tapınağına ait kalıntılar bulunmuştur. Şehrin etrafı 5km. uzunluğunda surlarla çevrilidir.

Çeşme’nin sakız reçeli ve sakızlı kahvesi çok meşhurdur. Sakızın kolesterol, şeker, kanser ve siroz hastalıklarına iyi geldiği söylenir. Kronik öksürüğe de iyi geldiği rivayet edilir. Çeşme Limanından Eşek Adası, Mavi Koy ve Kara Ada ile diğer koylara yatlarla günübirlik turlar düzenlenmektedir. Bu turlardan bilhassa Eşek Adası turu çok ilgi çekmektedir. Bu adada, sahipsiz olup başıboş dolaşan eşeklerle turistler hatıra fotoğrafı çektirmektedirler. Bir sonraki gezimizde buluşmak üzere.

Benzer Yazılar

El Jem Kuzey Afrika’nın En Büyük Amfiteatrı ... 15 Şubat2014 Cuma (5.Gün) Romalıların varlığını gerçekten görmek istiyorsak güneye doğru gitmeliyiz. Uzaktan karşınızda El Jem'in üzerinde yükselen...
Tunus Gizemli Çöl Ve Mavi Deniz Bir Arada 10 Şubat 2014 Pazartesi (1. Gün) Saat 13.30 da THY uçağı ile Tunus'a hareket ettik. 15.30 da Tunus Kartaca havaalanına indik. Havaalanındaki pasapo...
Erciyes Dağı Kayseri 25 Haziran 2014 Pazar Develi minibüsünden Erciyes Dağı'na yakın yol kenarında indik. Belediye tesislerine girip oraya has sucuk-ekmek yedik ve çay ...
DARA HARABELERİ(MARDİN) Güneydoğu’nun Efes&#... İran İmparatoru Darius’un kurduğu antik Dara şehri, bilinen en eski su kanalları, 40 metre derinlikteki zindanları, su değirmeni, barajı, kö...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir