Efsanevi Topraklar (Van)

Uzun zamandır görmek istediğim yerlerin başında Van Gölü ve çevresi geliyordu. Bu arzum bir uçak şirketinin promosyonu ile aniden gerçekleşiverdi. Biletimizi mayıs başlarında alarak eylül ayını iple çekmeye başladım. Zaman su gibi akıp geçti ve biz kendimizi uçakta bulduk. Ankara aktarmalı yolculuğumuz yaklaşık üç saat sonra küçük fakat sevimli Van Ferit Melen Havaalanında son buldu. Daha evvelden yer ayırttığımız misafirhanede biraz dinlendikten sonra kendimizi dışarı attık.

Güzel vatanımızın güneydoğu illerinden olan Van, Van Gölü, Van Kedisi, Van el dokuma kilimleri, Akdamar Adası, Van Kalesi, şelaleleri ve Urartulardan Selçuklu –Osmanlılara uzanan eserleri ile gün geçtikçe daha çok yerli ve yabancı turisti çekmektedir. Havaalanının açılması ve buraya çeşitli uçakların inmesi burayı bir cazibe merkezi haline getirecektir.

 

Van şehir merkezi modern yapılarla dolu. Bankaları, otelleri, restoranları, mağazaları ve parkları ile gelenlerin rahatı için hizmet veriyor. Ana caddeleri bakımlı ve çok kalabalık.

Nemrut Yanardağının patlamasıyla Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü ve en derin gölü olan Nemrut oluşmuş.

Daha sonra bu bereketli topraklarda Hurriler, Urartular, Ermeniler, Araplar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklu ve Osmanlılar yaşamışlar.

İlk gün Van merkezindeki müzeyi gezdik. Müzede Urartulardan Osmanlılara kadar zaman içindeki eski eserleri görmek mümkün. Çivi yazılı tabletler, mezarlar, çanak çömlek ve takılar, kullandıkları eşyalar, kemer kılıç ve bronz miğferler görülüyor. İkinci katta ise el yazması eserler, kilim gibi dokumalar, Van işi gümüş takılar ve aksesuarlar görülüyor. Bahçede ise daha ziyade mezar ve mezar taşları var.

VAN KALESİ: Şehir merkezine 5 km. uzaklıkta olup minibüs ve belediye otobüsleri ile gidilmektedir. Milattan Önce 9.yüzyılda 1.Sarduri tarafından yaptırılmış. Burası Urartuların ilk başkenti “TUŞBA” olarak iskân edilmiş. Bu kalenin kalıntıları arasında bulunan Sardur Burcundaki yazıt, en eski Urartu yazıtıdır. Kalenin en tepesinde bulunan ve Sultan Süleyman tarafından 1534 yılında onartılan Süleyman Han Camisinin minaresi, nefis bir görüntü vermektedir.{mosimage}

{mosimage}Van Kalesine küçük rehber çocukların eşliğinde çıkabildik. Çok dik ve patika şeklindeki yolları çok kaygandı. Bir taraftan kalenin tarihini anlatırken bir taraftan da düşmememiz için ellerimizden tuttular. Kalenin tepesine çıktığımızda arka tarafında muhteşem eski Van Şehrini gördük.

ESKİ VAN EVİ: Eski Van Evi, Van Kalesinin girişinde yer almaktadır. Müze gibi gezilen Eski Van Evi yöredeki evlerin iç ve dış dekorasyonları örnek alınarak yapılmış olup turistlerin ziyaretine açılmıştır.

ULUCAMİ: Zamanında büyüklüğü ve süslemeleri ile ün yapmış olan Ulucami’nin bugüne ancak minaresi ve birkaç duvarının kalıntısı kalmıştır.

KIZILCAMİ: Kızılcami, sadece minaresi ve kalıntıları ile görülmektedir. Minare Selçuklulardan, duvar kalıntıları ise Osmanlılardan kalmadır. Minaresinin kırmızı tuğladan yapılmış olmasından dolayı Kızılcami diye anılan cami, minaresinin türkuaz rengi çinileri ile de ilgi çekmektedir.{mosimage}

KAYA ÇELEBİ CAMİSİ:1663 yılında yapılmış olan Kaya Çelebi Camisi, eski Van Camileri arasında ibadete açık olan tek camidir.

HÜSREVPAŞA KÜLLİYESİ: Bu külliye cami, medrese, türbe ve imarethane gibi yapılardan meydana gelmiş olup bugün sadece volkanik Ahlat taşından yapılmış olan tek kubbe ve minareli camisi ve yanındaki Hüsrevpaşa Türbesi kalmıştır.
 
ANALIKIZ: Urartu krallarından 2.Sarduri zamanında yaptırılmış büyük bir açıkhava tapınağı olup halen çivi yazılı büyük blok taşlar yerlerinde durmaktadır.

{mosimage}Van Kalesi ve Eski Van’ı gezdikten sonra yorgun argın yöresel yemekleri ile ünlü Aşiyan Lokantasına iftara gittik. Van’ın meşhur  “Ayran aşı” çorbasını içtik. Mumbar dolması, çiğ köfte ve içli köfte yedikten sonra çaylarımızı yudumladık. Haaaa, bir de ev baklavası nefisti.

Akdamar Adası gezisinde buluşmak üzere…….

Benzer Yazılar

İstanbul Boğazı’nın Son Bekçisi: ANADOLUFENE... Adını 1768’den beri gemilere yol gösteren fenerden alan Anadolufeneri, doğal yapısını günümüze kadar koİstanbul Boğazı'nın ...
MARDİN Mardin, tarihi İpek Yolu ve Mezopotamya Ovası üzerinde 7000 yıldır çeşitli uygarlıkların yaşadığı ve çeşitli mezhep, etnik gurup ...
Ürdün Jordan Salt Türk Şehitliği Salt Türk Şehitliği 15 Kasım 2017 Çarşamba Ürdün'ün başkenti Amman'ın 30 kilometre kuzeybatısında yer alan Salt Şehri tepeler üzerine kurulmuş. ...
AFRİKA’NIN GÖKKUŞAĞI FAS (2.gün) 2.Gün: KAZABLANKA-RABAT (15 Şubat 2012) Fas, Afrika, Avrupa, Arap ve Berberi kültürlerinin harmanlandığı; bir yanda Atlas Okyanu...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir