Djerba Adası Cerbe Adası Tunus

15 Şubat 2014 Cuma (5.Gün)

Tunus’un güneyinde bulunan Cerbe Adası, 514 kilometrekarelik yüzölçümüyle Mağrib karasularının en büyük adasıdır. Gabes körfezinden anakaraya uzaklığı sadece iki kilometredir.

Cerbe Adası, bizim tarihimiz açısından oldukça ehemmiyetli bir yer işgal etmektedir. Tarihte Osmanlılarla Haçlı Donanması arasındaki savaş Cerbe Deniz Savaşı olarak anılır.

Cerbe Adası 16.yüzyılda Tunus Sultanlığına bağlı olup adanın başında Ebu Zekeriya Yahya adında bir kişi vardı. Bu kişi Sultanlığa karşı adada hakimiyetini ilan etmişti. Osmanlı Padişahı 2.Bayazıd’a mektup göndererek Trablusgarp’ın tekrar fethedilmesi için yardım talebinde bulunmuştur. O arada Osmanlı Devletinde Cem olayı vuku bulmuş; bu hadise Osmanlıların buraya yardım etmelerine engel olmuştur.

Adada Berberiler, Arap ve Yahudiler yaşamaktadır. Cerbe Adasında konuşulan dil, Tunus’a göre farklıdır. Adada Şelha denilen bir dil konuşulmaktadır. Adada her sene mayıs ayında dünyanın her tarafından gelen binlerce yahudi burada törenler düzenlemektedir.

Tarihte, adada Finikeliler, Kartaca ve Romalılar, Vandallar, Bizanslılar yaşamış; daha sonra 667 yılında İslam hakimiyetine geçmiş; daha sonra Hristiyanlarla sürekli savaşa sahne olmuş; bir ara Sicilya Normanlarının eline geçmiş;1480 yılına kadar Hafsilerin kontrolünde kalmıştır.

1480 yılında ada halkı bağımsızlıklarını ilan ederek bir emirlik kurmuşlardır.15.yüzyıl sonlarında ve 16.yüzyılbaşlarında Osmanlılarla ilk temas olmuştur.

Bu arada minibüsümüz araba vapuruna binmek üzere sıraya girdi. Yarım saat sonra sıramız gelerek vapura girdik. Minibüste tanıştığımız bir bey adada oteli olduğunu söyledi. Otel yol üzerinde ve yeni yapılmış, tertemiz bir otel. Çok yorgun olduğumuzdan yemeğimizi yiyip hemen yattık.

16 Şubat 2014 Cumartesi (6.Gün)

Sabah kahvaltımızı otelin alt kısmındaki çay salonunda yaptıktan sonra adayı gezmek için taksi ile adanın kuzey kısmında bulunan Houmt-Souk semtine gittik.Houmt-Souk’ta hediyelik eşya dükkanları, restoranlar, oteller, mağazalar, bankalar, kafeler var. Deniz kenarında Mustafa Kemal Kalesini(Borj gezdik. el-kebir-Borj Gazi Mustafa)Kale sahilde ve muazzam bir kale.

Cerbe Deniz Savaşı olarak tarihe geçen savaşta Uluç Ali Paşa 70 adet düşman gemisini batırmış; 20 adet gemi de ganimet olarak alınmıştır. Haçlı askerleri kaleye sığınmış; Trablus Beylerbeyi Turgut Paşa iki ay muhasaradan sonra 30 Temmuz 1560 yılında kaleyi ve adayı ele geçirmiştir.

Ada ince beyaz kumlu plajları, masmavi denizi ve lezzetli balıkları ile sanki kartpostal içindeymişiz izlenimini veriyor. Tüm bunlar adanın hurmalarını yedikten sonra daha da perçinleşiyor.

Houmt- Souk’ta, kapısında “Küttab Camii Türk” yazan küçük camiye girdik. Beyaz badanalı ve minaresinin külahından Türk eseri olduğu anlaşılıyordu. Bizi kapıda karşılayan genç öğretmenle 6-8 yaşındaki minik öğrencilerin bulunduğu sınıfa girdik. İlahiler söyledik, kurandan dualar okuduk, oyunlar oynadık.

Daha sonra Türk Camisinin tam karşısındaki kiliseyi gezmek istedik fakat kapalıydı.

Ma’taam Sofra lokantasını gördük. Bir araba kiralayarak adayı sahilden turladık ve Türk şirketinin inşa ettiği Cerbe Havaalanını gördük, gururlandık. Sahilde çok küçük bir cami gördük. Resimler çektik.

Hava kararırken adanın merkezindeki otelimize döndük. Yarın sabah başkent Tunus’a gideceğiz.

17 Mayıs 2014 Pazar

Cerbe Adasından otobüsle yola çıkarak uzan bir yolculukla Tunus’u güneyden kuzeye kat ettik.Başkent Tunus’ta medinede alışveriş yaptık.18 Mayıs 2014 Pazartesi ver elini İstanbul.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir