CENNET-CEHENNEM-ASTIM MAĞARALARI (KİLİKYA GEZİSİ)

Kilikya turumuza devam ederken Cennet –Cehennem ve Astım Mağaralarına uğramadan geçemezdik. Hava da gayet güzeldi. Düz bir alana otopark yapmışlar. Otobüsümüz boş bir yere park etti. Arabadan indik. Önce cehennem çukurunu görmek üzere yola koyulduk. Bugün Cehennem Obruğu diye de anılan çukur Silifke ilçesine 22 kilometre uzaklıkta olup Cennet Çukurunun 75 metre doğusunda bulunuyor.

Cennet Çukuru gibi bu çukur da bir yeraltı deresinin yaptığı erozyonla tavanının çökmesi neticesinde oluşmuş. Elips biçiminde olup ağız çapının 50×75 metre olduğu söyleniyor. Cennet çukuru ile mukayese edilirse daha dik ve dar. Çukurun içine bakıldığında yemyeşil bir bitki örtüsü ile kaplı olduğunu gördük. Rehberimiz çökme sonucu obruğun içine yığılan molozların, batıdan doğuya doğru yaklaşık 30 derecelik bir eğimle alçaldığını anlattı.

Mitolojiye göre Tanrı Zeus, yüz başlı ejderha Typon’u burada bir kavgada yener ve bir müddet hapseder; daha sonra sonsuza kadar kalmak üzere Etna Yanardağının altına atar.

Cehennem Çukurunu gezdikten ve resimler çektikten sonra Cennet Çukuruna indik. Silifke-Mersin yolu üzerinde bulunan çukur bir yer altı deresinin tavanının çökmesi neticesinde meydana gelmiş. Çukurun derinliği 70 metre olup, elips şeklindeki ağız çapının 250 ve 110 metre olduğunu söylediler.

{mosimage}Tabanın güney ucunda 200metre uzunluğunda ve en derin kısmı 135 metre olan büyük bir mağara girişi ve bir kilise bulunmaktadır. Bu kilisenin 5.yüzyılda Paulus tarafından Meryem Anaya ithafen yaptırıldığı anlatıldı. Cennet Çukuruna taştan yapılmış 452 basamaklı dik bir merdivenden indik. Kiliseden sonra mağaranın bitiminde bir yer altı deresinin sesinin duyulduğu söyleniyor. Cennet Çukurunu gezdikten sonra 452 merdiveni yorgun olduğumuzdan çok zor çıktık. Kimsede hal kalmamıştı. Ancak tepeye güzel bir gazino yapılmış. Orada oturarak  
çayımızı içtik ve dinlendik. Suriye vizesinin kalkmasından sonra Türkiye’nin güneyine Suriye’den turistik turların başladığını söylüyorlardı. Biz de gazinoda otururken böyle bir turist gurubuyla tanıştık. İngilizce anlaştık. Zira onlar Türkçe, biz de Arapça bilmiyorduk.

Daha sonra biraz yürüyerek Astım (Dilek) Mağarasına geldik. Mağaraya helezonik demir bir merdivenle iniliyor. Toplam uzunluğu 200 metre olan galeriler birbirine bağlantılı olup sarkıt ve dikitlerle süslü. İçi ışıklandırılmış olup; mağaranın havasının astımlılara iyi geldiği söyleniyor. Nem oranı yazın %85, kışın % 95 olup sıcaklık ortalaması ise 15 derece santigratmış.

Bu mağaraları gezmeye gelenler civardaki ağalara bezler bağlayıp dilek tutuyorlar.

Dilek Mağarasını da gezdikten sonra otoparkın önünde turist bekleyen develere binerek resimler çektik. Artık hareket saati gelmişti.

Benzer Yazılar

New York Gezi Rehberi Amerika Birleşik Devletlerine gezmek için, öğrenci olarak ve ya iş için geliyorsunuz, yolunuz New York’tan da geçiyor....
Hindistan Altın Üçgen Delhi 6 Mart- 2017 P.tesi 6 Mart sabahı Agra'da Alleviate otelde sabah kahvaltısı yaptık. İnsanlar sabah kahvaltıda yiyiyorlar. Yabancılar için sad...
Erzurum Dadaşlar Diyarı 24 Eylül 2014 Salı Yusufeli'nden akşam üzeri ayrılıp Erzurum'a döndük. Yorgun argın otel Amillere geldik. 25 Eylül 2014 Çarşamba Sabah kahval...
Balkanlar Karadağ Montenegro Budva Saraybosna 22 Mayıs 2013 Çarşamba (9. Gün) Bugün Saraybosna’ya gideceğiz. Saat 7’de Budva garajına geldik. Budva-Saraybosna otobüs bileti ...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir