Balkanlar Karadağ Montenegro – Kotor

21 Mayıs 2013 Salı(8.Gün)
Budva’daki tekne turundan sonra Koko’nun pansiyonunda dinlenip Kotor’a kişi başı 3,5 Euro’ya gidiş dönüş bileti aldık. Yolculuk yaklaşık 1 saat sürdü. Garaj zaten Kotor’un girişinde. 5 dakika da limana iniliyor. Kotor’un etrafı dik sıradağlarla çevrili. Kotor körfezinde birkaç liman daha var. Ama Boka Kotorska da denilen Kotor limanı en ilgi çekeni. Tarihi ve turistik Kotor yeşilden nasibini almış. Dalmaçya kıyıları İtalya’ya kadar denizin, karanın içine girip bir iç deniz oluşturduğu inci tanesi kasabalarla süslenmiş. Kotor da bunlardan birisi. Surlar şehrin etrafında 5 km uzunluğunda olup 3 kapıdan şehre giriliyor. Dünyada doğal fiyort kenarına inşa edilmiş kale şehir. Yapılırken gemilerin buraya kolay yanaşabilmesi ve atların dolaşabilmesi düşünülmüş. Garaj tarafından geldiğinizde derenin üstündeki ilk kapıdan giriyorsunuz. Tarihi dokusuyla ahşap panjurlu taş evlerden, dar sokaklardan oluşan kasabada herhangi bir köşeyi dönünce ufak bir meydan, bir kilise, bir saat kulesi ile karşılaşabiliyorsunuz.
Kotor boyunca Romalılar, Sırplar, Venedikliler, Osmanlılar, İtalyanlar, Habsburglar tarafından yönetilmiş. 1979 yılında Unesco Dünya Mirası Listesine girmiş. Tamamı surlarla çevrili Kotor’u dolaşmamız 3 saati buluyor. Kilise Meydanındaki kafelerden birisinde dondurmamızı yiyerek dinleniyoruz. Sahile bakan kapıdan çıkarak garaja gelip otobüsümüze bindik. Saat 17.30 otobüsüyle Budva’ya dönüyoruz.
Koko’nun pansiyonundaki terasımızda akşam yemeğimizi yerken yan masada oturan 2 gençle sohbet ettik. Onlar da Podgorica’dan gelmişler. Devamlı Türk dizilerini seyrediyorlarmış. Cep telefonlarından Ezel dizisinin müziğini dinlettiler. Uzun uzun sohbet ettikten sonra onlara iyi geceler diledik.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir