Balkanlar Hırvatistan Dubrovnik

DUBROVNİK

26 Mart Pazar(13.Gün)

Dalmaçya sahillerinin gotik yapıları, sütunlu geçitleri, Rönesans’tan kalma meydanları, gizemli dar sokakları ile en güzel şehirlerinden olan Dubrovnik yaz süresince turistlerle dolup boşalıyor.

Hırvatistan’ın Adriyatik kıyısında bulunan bu Ortaçağ’dan kalma ve Unesco Dünya Mirasındaki şehri; bir kale içi düzeni ve surları içinde sıra sıra tasarlanmış paralel sokaklardan oluşan bir hayal şehir.

Hırvatistan Avrupa Birliğine 1 Temmuz 2013 tarihinde girecek ve Türkiye’ye vize koyacaktı. Ancak bu vizeyi 3 ay önceden başlatarak 1 Nisan 2013 tarihinde koydu. Biz de vize koyulmadan Hırvatistan’ı görmeyi planlamıştık. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Buna rağmen planımızı bozmayarak 17 Euro ödeyerek vizemizi aldık. Ayrıca 30.000 Euro luk seyahat sigortası yaptırdık.

Mostar’dan Dubrovnik’e autoprevoz firmasının otobüsüyle gideceğiz. 32 KM ve bagaj başına 1 Euro alıyorlar. 2 kişi 64 KM ve 2 Euro ödedik. Saat 7.00 de hareket ederek 7.50 sularında Bosna Hersek sınırına geldik.5 dakika içinde pasaport kontrolü yapıldı. Arkadan Hırvat polisi geldi. Pasaportlarımızı topladı. Saat 8.10 da Metkoviç sınır kapısından Hırvatistan’a girdik. Metkoviç Neretva Nehri kıyısında büyük bir Hırvat kasabası. Sahile yaklaşınca çok nefis adalar görünüyor. Dağ yolu ve manzara çok güzel. Pelsejac adasında çok miktarda rüzgar gülleri gördük. Kısa bir yolculuk sonrası tekrar Bosna Hersek’e girdik. Dalmaçya kıyısında Bosna Hersek’in 20 km. toprağı var. Burada Bosna Hersek’e ait Neum kasabası var. Otobüsümüz Restoran Jadran’da mola verdi. Alt katında bir alışveriş merkezi var. Bir kutu lokum aldım. Burada Bosna parası geçiyor. Sonra tekrar Hırvatistan’a girerken Hırvat polisi sadece pasaportlardaki giriş vizesini kontrol etti.

Dalmaçya kıyıları Hırvatistan’ın turistik bölgeleri. Kıyılarda ufak turistik kasabalar var. Demirli yatlar görünüyor. Slano adında bir kasabadan geçiyoruz. Yol üzerinde peşpeşe kasabalar sıralanmış. Her yerde kiralık pansiyon, oda yazıları gördük.
Yaklaşık 2,5 saat sonra Dubrovnik göründü. Koyda büyük yolcu transatlantikleri ve yatlar demirli. Garaj limanın hemen yanıbaşında. Aslına gemi ile gelinirse hiç ekstra olarak şehir turu ücreti ödemeye gerek yok. Taksi ile ya da otobüsle Pile kapısına gelebilirsiniz. Zira Old Town denilen şehir kale içinde ve yaya dolaşılıyor.

Onun için ekstra tura en aşağı 50 Euro vermeye hiç gerek yok. Hırvat parası Kuna. 1 Euro 7,598 Kuna idi. Yani yaklaşık 7,5-7,6 Kuna. Limandan ya da yanındaki otobüs garajından Pile Kapısına otobüs var. Bilet 15 Kuna. Pile Kapısında bulunan bilet gişesinden bilet alırsanız 12 Kuna.

Garajda bir sürü insan pansiyon ve oda kiralamak için bekleşiyorlar. Otobüsten inince yanımıza Slavko Cuk isimli genç bir Hırvat yanaştı. Pansiyonunun resimlerini gösterdi. Evi karşı kıyıda, deniz manzaralı ve bahçeliymiş. Ancak bizi arabasıyla alıp arabasıyla bırakacağını söyledi. Biz de onunla geceliği 20 Euro’ya anlaştık. Gerçekten evi güzel ve temizdi. Bahçedeki masada kahvaltı ettik, yemeklerimizi yedik.

Sonra Pile’ye gitmek üzere duraktan otobüse bindik. Kale içine Pile Kapısında tahta bir köprüden geçilerek giriliyor ve alt kısımda hendekler var. Kapının sağındaki meydanda ise kafeler ve ortada bir heykel var. Burada kalenin dıştan resimlerini çekebiliyorsunuz. Meydanın dışına turist otobüsleri sıralanmış.
Dubrovnik halkı anadil olarak Slavca konuşuyorlar. 6 Nisan 1667 yılında 5000 kişinin öldüğü büyük bir deprem olmuş. Bizans, Venedik, Fransa, Avusturya, Macaristan işgallerinden sonra Yugoslavya’ya katılan Hırvatistan 1991 savaşından sonra bağımsızlığını kazanmış.

Senelerce evvel arabamızla yaptığımız bir seyahatte Venedik, Trieste ve Rijeka’dan gelmiş; Split’ten geçerek bu güzel sahil yollarından doğuya saparak Karlovac yolu ile Zagreb ve Belgrad’a gitmiştik. O vakit bu topraklar Yugoslavya sınırı içindeydiler. Dubrovnik kale içi yaşamı son derece düzenli bir şekilde devam ediyor. Ana cadde Stradun Caddesi olup iki tarafında hediyelik eşya satan ufak dükkanlar ve kafeler sıralanmış. Birkaç banka şubesi ve döviz bürosu gördük. Dar merdivenli ara sokaklar var. Buralardan kalenin diğer kapısına çıkılabiliyor. Kale içinde St. Saviour Kilisesi, saat kulesi, Fransisken Manastırı ve dünyanın en eski eczanelerinden birini içeren Eczane Müzesi var. İsteyen surlara girişte bilet alıp çıkabiliyor. Kale içini gezdikten sonra Pile Kapısından çıkarak teleferiğe binip şehri tepeden görmek istedik. Kişi başı 94 Kuna ödeyerek tepeye çıktık. Aşağıda kale içinde eski şehir manzarası nefisti. Teleferikte bayağı kuyruk vardı. Tekrar aşağı inerek Pile Kapısına yürüdük. Bir saat oturup hem dinlendik, hem etrafı seyrettik.
Dubrovnik’te kale içinde gezerken bir ara sokakta bir mescide rastladık. Mescitte sütlü kahve ikram ettiler. Saraybosna’dan gelmiş bir gurup hanım vardı. Onlarla İngilizce sohbetten sonra eski şehri gezmeye devam ettik. Daha sonra otobüsle bir şehir turuna çıkarak Lapad ve Babin Kuk, Gruz denilen diğer semtleri dolaşarak pansiyonumuza döndük. Pansiyonumuzun yakınındaki Pema Marketten aldıklarımızla bahçede, şahane Dubrovnik manzarasını seyredip yemeğimizi yedik.
27 Mayıs Pazartesi(14.Gün)
Sabah 7 de kahvaltıdan sonra 6 No lu otobüse binerek Eski şehre gittik. Karadağ’ın başşehri Podgorica’ya bilet alacağımızdan döviz bozdurmamız gerekti. Stradun Caddesinde 2 döviz bürosu var. Kurlara bakarak 50 Euro bozdurduk. Artık dönüş için Üsküp’e gideceğimizden bu yolu yapmak zorundayız. Podgorica otobüsü saat 15.00 te hareket edecek. Kale içi eski şehri tekrar gezerek pansiyona geri döndük. Pansiyon sahibi Slovko Cuk işi olduğundan saat 12.00 de bizi garaja bıraktı. 3 saat garajda bekledik. Kendisi de bu arada pansiyonunu pazarlıyordu.

Podgorica’ya kolodvar-libertus otobüsleri sefer yapıyor. Bir kişi 143,50 Kuna.

Hırvatistan, Dubrovnik, Pile Kapısı, Kuna, Lapad, Babin Kuk, Gruz, Stradun Caddesi.

Benzer Yazılar

Lefkoşa Kuzey Kıbrıs 23 Mayıs 2016 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin başşehri olan Lefkoşe'yi son defa 2013 senesinde ziyaret etmiştik.Lefkoşe büyükçe bir şehir.Adanın t...
HİNDİSTAN Altın Üçgen Delhi Jaipur Agra Hindistan'a gitmeyi ve atalarımızın oralara götürdüğü kültürü görmeyi her zaman istemişimdir. THY 14 Şubat promosyonundan istifade ederek Hindistan'ı ...
Halfeti Sular Altında Kalmış Tarih . Güneydoğu Anadolu’muzun sular altında kalmış saklı cenneti olan Halfeti, gerçekten görülmeye değer yerlerin başında gelmektedir. Gazia...
Balkanlar Makedonya Kalkandelen(Tetova) 15 Mayıs 2013 Çarşamba Makedonya’nın üçüncü büyük şehri olan Kalkandelen(Şu andaki ismi Tetova) Şar Dağları eteklerinde ve Vardar Ovasında kurulmuş...



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir