Tebriz’den Tahran’a

10 Eylül 2018 Pazartesi

Tahran

9Eylül 2018 tarihinde Tebriz otobüs garajından Royal Safar firmasından VIP otobüslerine gece 22.00 de binerek cok güzel bir yolculuktan sonra Tahran Arjantin terminaline geldik. Şoför bizi firmanın bekleme salonuna getirdiğinde sabah saat 5.30 du.Biraz sonra bizi İran’da gezdirecek olan Mahya Sohrabi geldi. Biz Internet ten İran’daki “Magic Travel” şirketini bularak anlaştık. Şirketin merkezi Isfahan’mış. Genel müdürü N.Momeni.Genç bir hanım.Birçok şirketle görüştük. Bu şirket hakkında yorumları olumlu bulduk.Ödeme işi önemli.Çünkü banka ile gönderilmiyor. Kredi kartı ödemesi yok İran’la. Biz ödememizi İran’da İsfahan’da yaptık.Onlar bize güvendi. Biz de onlara. Gerçekten herşeyden memnun kaldık.

Sabah çok erken olduğundan Mahya bizi otele götürdü.Saat 10.00 a kadar otelde dinlendik.Otel Persia’da bir gece alacağız.Mahya saat 10.00 da geldi; yanında “Muhammed “adlı bir kişi getirdi.Kendisinin bir işi olduğunu ve ve bizi Muhammed’in gezdireceğini söyleyerek; bizi bırakıp gitti. Muhammed bilgili ve efendi bir gençmiş. Bize gezdirilecek yerleri o gezdirdi. Teşekkür ediyoruz.Önce Gülistan Sarayını gezeceğiz.

Günümüzde müze olarak kullanılan saraya bilet alınarak giriliyor. Şu an sarayın bulunduğu yer Safevi imparatoru 1.Tahmasb zamanında kale olarak yapılmış. Kalenin içinde bir saray bulunmaktaymış. Daha sonra Türk Kaçar Hanedanı zamanında Tahran başkent olunca burası da hanedanların ikametgahı olmuş.Bu müzeyi gezmek için her bölüme ayrı bilet alınarak giriliyor.Sarayda 12 salon bulunuyor. Bahçede büyük bir havuz ve kafe var. Biz bütün salonları gezmedik. Aynalı salon, güneş salonu, mermer taht salonu ve Kerim Han salonunu gezdik. Mesela Mermer Taht salonu 1806 da yapılmış. 65 parça mermerden oluşuyor. 1925 yılında Şah Rıza Pehlevi bu tahta bu salonda çıkmış. Aynalı salon Pehlevi Hanedanı zamanında resmi törenler için kullanılmış. Güneş salonu ise 1868 yılında Tahran’a yüksekten bakmak için Nasrettin Şah zamanında yapılmış.Ayrıca Nasrettin Şah döneminde sarayda birçok değişikliklikler yapılmıştır.Pehlevi döneminde(1925-1979) bu saray devlet resepsiyonları için kullanılmıştır. Saray binalarının dış cephesi el işçiliği olan özel mozaiklerle süslüdür. İçerlerdeki salonlarda kullanılan eşya ve mobilyalar da sanatsal değere sahip el işi ile yapılmıştır. Mermerler Yezd şehrinden getirilmiş olup aynalardaki el işçiliği muhteşemdir. Gülistan Sarayı Unesco Kültür Mirası Listesinde yer almaktadır.

Sarayı gezdikten sonra bahçede oturup birer çay içtik. Buradan kapalıçarşıya gittik. Kapalıçarşının olduğu yerler çok kalabalık ve cadde boyunca trafiğe kapatılmış. Sadece  faytonlar ve bisikletler çalışıyor. Bir de etrafı açık bir trenle caddede geziliyor.İran mimarisinin bulunmaz örneklerinden biri olan ve tarihi dokusunu halen koruyan çarşı,motifleri, tuğla duvarları, daracık esrarengiz sokakları ile hala canlı alışverişin de odak noktası. Kubbe süsleme çalışmaları yer yer devam ederken, tepelerdeki elektrik kabloları da hemen göze çarpıyor.  Çarşıda Tebriz’li Azerilerin işlettiği dükkanlarda kuyumculuk, halıcılık,porselen mutfak eşyaları, nevresimler,  havlular, kuru yemişçiler dikkati çekiyor.Çarşı uzun caddelerden oluşuyor. Aralarda yanlara açılan dar koridorlar var. Gümüşçüler de çok ilgimizi çekti. Burada pazarı gezen turistlere rastladık. Kapalı çarşıyı gezdikten sonra ana giriş kapısının karşısında oturup dinlendik. Daha sonra yakında bulunan İmam Humeyni Camisine gittik. Çok büyük bir cami. Mavi çinilerle bezenmiş. İçeriyi de gezdikten sonra  Müslüm Lokantasında kebap yedik. Bu lokanta Tahran’ın en meşhur kebapçısı.  Kapıda kuyruk var. İçerde de  oturacak yer yok. Yiyip hemen kalkmak zorundasınız. Zira siz çıkıyorsunuz. Sizin sayınız kadar kişi içeriye giriyor.Kebabı gerçekten çok güzel.Yanında ilaveten pilav veriliyor.Yemeği yedikten sonra  otele döndük. Yarın sabahtan “Sadabad “adlı yazlık sarayı gezeceğiz.